“Her ne pahasına olursa olsun sponsor olduğumuz konuda çıkan haber sayısı sponsorluğun başarısını mı anlatır?”

İzmir Çanakkale karayolu üzerinde Aliağa’yı geçtikten sonra yol üzerinde yer alan cami inşaatını görünce sizlerle paylaşmak için durup fotoğrafını çektim sonra da düşünmeye başladım.
Cami inşaatını Fenerbahçeliler tarafından yaptırılıyor olabilir, kasabada Fenerbahçelilerin sayısı fazla ve cami inşatını biran önce bitirebilmek , gerekli yardımı toplayabilmek için minare sarı lacivert boyanmış olabilir, belkide caminin adı Fenerbahçeli Hacı Hasan Efendi Camiidir!
Kabul etmek gerekir ki, ülkemizde kırmızı-beyaz uyumundan sonra en çok taraftarı olan renk sarı lacivert.
Camiden okula, sporcudan sanatçılara, konserlerden gösterilere, festivallerden fuarlara, derneklerden kişilere kadar yaşamın her alanında her toplumsal olguda karşımıza bir sponsorluk çıkmakta. Bu sponsorlukların sponsor olan markaya katkıları sponsorluğun başarısını ifade eder. Bu gün dünyanın önde gelen markaları, sponsorluklarını iletişim stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olarak görmekte ve bilimsel yöntemlerle sponsorluk analizi yapan araştırma şirketlerine, söz konusu sponsorluğun her boyutuyla ölçümlendirilmekte ve sponsorlukların devamı, bitirilmesi ya da farklılaştırılmasına yönelik stratejik kararlar almaktadırlar.
Bizim markalarımız da yavaş yavaş sponsorluk bütçelerini hangi mecraya kanalize edeceklerinin kararını verirken duygusal tercihleri bırakarak marka katkısının maksimizasyonuna odaklanmaktadırlar.
Sponsorluğun Medya Yansımaları
Desteklediğiniz bir sporcunun doping, şike ve benzeri haberde anıldığını düşünün. Medyada haber patlaması yaşanıyor.
Çok sayıda haberde anıldığınız için sevinecek misiniz? yoksa bu haberlerde isminizin geçmemesi için elinizden geleni yapmaya mıçalışacaksınız? İşte bu noktada marka algısı ile marka bilinirliğini karıştımamak ve ne pahasına olursa olsun haber olmanın marka algısını zedeleyebileceğini unutmamak gerekir.
Ülker’in Fenerbahçe Sponsorluğu
Ülker spor basketbol takımı yaşadığı şampiyonluğun akabinde ligden çekildi ve Fenerbahçe basketbol takımı sponsorluğu ile devam etme kararı aldı. Ancak bu karar öncesinde diğer takımlara colaturka gibi markalarıyla sponsor olduğundan bir takımın sponsorluğunun getirebileceği risklerden uzak durmayı da başardı. Asıl önemlisi Türk basketbolunu destekleyen sorumluluk sahibi bir marka algısı yaratmayı başardı. Ülker rakip takım taraftarlarına yönelik olumsuz algıyı bertaraf ederek Fenerbahçe taraftarının kalbine giden yolu keşfetmiş görünüyor.ancak bu denge bozulur rakip sponsorluklar devreden çıkarsa Ülker’in kazandığı bu silah geri tepebilir.
Futbol Empati ve Rekabet
Spor alanında sponsorluklar çoğu kez kritik kararlardır ve risk içerir ancak; Fortis Türkiye Kupası ya da Turkcell Süper Lig gibi büyük organizasyonların sponsorlukları en az risk içeren, marka bilinirliğine büyük katkı sağlayan sponsorluklardır. Kulüplerde durum çok daha farklı. Örneklersek, Fenerbahçe taraftarları şampiyonluklarına mani olan Vestel’i ve rekabeti televizyon ya da buzdolabı alırken unutabilecekler mi? Bu takımın adı sadece Manisa Spor olsa ve Vestel reklamı taşısa, Fenerbahçeli Vestel ilişkisinin de biçimi farklılaşmayacaktı markaya yaklaşım rekabet algısıyla biçimlenmemiş olacaktı.
Not: Marketing Türkiye dergisi 1.8.2006 tarihli sayısında yayınlanmıştır.







PR arama motoru
TUHİD
İDA
Öncelikle sayın Yaylıoğlu’nu tebrik ederim. Başarılı bir yazı. Ancak belirtmek istediğim bir durum var. İzmir-Çanakkale karayolu üzerinde Aliağa’dan hangi istikamete gidildiği belirtilmemiş. İzmir mi? Çanakkale mi? Eğer cevap İzmir ise bu durumda Aliağa’yı geçince İzmir’in Menemen ilçesi bulunmaktadır. Ve Menemen’de bulunan bir caminin sarı-lacivert renklerinde olması Fenerbahçe fanatikliği ya da benzeri bir durumu değil, Menemen Belediye Spor’unda sahip olduğu Menemen’in renkleri olan sarı ve lacivert renklerinin kullanıldığını gösterir. Bilgilerinize sunarım…
Çanakkale istikameti