Web 2.0 ve PR

www320.jpgMarketing Türkiye 15 temmuz sayısında kapak konusu “PR’da yeni trend” “Markalar, web 2.0 bilen PR ajansları arıyor” oldu. konuyla ilgili görüşlerimi başlıklar halinde özetlemeye çalıştım.

Kimi markalar için en etkili mecra İnternet
Vedea‘nın , PR ajansları ve firmaların PR departmanları için hazırladığı “PRyolu” PR Planlama raporlarından biliyorum.   Her markanın hedef kitlesi farklı olduğundan, hedef kitle medya alışkanlıkları da farklılık göstermektedir. Kimi hedef kitle için en etkili iletişimin alanı, saha çalışmalarıyla sınırlı kalırken başka bir marka için gazeteler, bir diğeri için dergiler en etkili mecra olabilmektedir. Günümüzde genç ve orta yaş eğitimli kesim, üst SES grupları özellikle teknoloji markaları hedef kitleleri için en önemli mecra İnternet olmaktadır ve her geçen gün İnternetin bütün markalar için medya olarak önemi biraz daha artmaktadır.
Web 2.0, medya tekellerini kırarak İnternetin medya olarak patlamasını sağladı


Web 2.0 ile İnternetin interaktif yapısı İnternetin medya niteliğine sirayet etti ve okuyucular için yazar olma, fikir belirtme şansı doğdu. Artık İnternet medyası, sadece konvansiyonel medyanın internetteki yüzü ya da haber siteleri değil. Artık “Sosyal Medya” adını verdiğimiz, İnternet üzerinde belirli bir konuda oluşan toplulukların ya da bireysel yazarların yazdığı ve yorumlar yapıldığı web alanları, giderek etkinliğini artırıyor.
Peki, PR ajansları medya listelerinde Sosyal medya (blog) yazarları yer alıyor mu?
İnterneti hem klasik anlamda haber sitelerine yapılan haber çalışmalarıyla, hem interaktif İnternet projeleriyle hem de sosyal medya ile kurulan ilişkilerle kullanan ajansların sayısı ne yazık ki bir elin parmakları kadar. Bu ajanslar için sosyal medya yazarları da konvansiyonel medya yazarları kadar önemli. Ama bu birkaç ajansın dışında hala PR ajansları klasik medya ilişkileri yapılanmalarını değiştirip web 2.0 rüzgarına ayak uydurabilmiş değil. Bunun en büyük kanıtı da çoğu ajansta, medya ilişkileri raporlarına sosyal medyanın henüz girememiş olması değil mi? Bırakın birebir ilişki içinde olmayı, bültenini dolaylı olarak haber yapmış sosyal medyanın varlığından bile habersiz olabilmektedirler.
Web 2.0 ve arama motorları PR için fırsat mı? Tuzak mı?
Google gibi arama motorları için artık içerik çok daha önemli sürekli güncellenen, yorumlar, linkler alan sosyal medya ön sıralarda yer alır. Herhangi bir ürün ya da hizmet hakkında fikir sahibi olmak isteyen hedef kitle arama motorlarına bilgilenmek istediği kelimeleri yazar ve işte o an sizin markanız hakkında olumlu ya da olumsuz fikir edinebileceği bir sosyal medya alanı ile karşılaşabilir. Hiçbir marka bu kritik anı şansa bırakmamalı. Kaç PR ajansı çalışanı sorumlu olduğu marka için “Google Alerts” kullanır? Ben henüz rastlamadım ama sanırım sayıları henüz üç beşi geçmiyordur.
Sosyal medya ölçümlenebilir mi?
Vedea’nın kalitatif ölçümleme modeli “PR analiz” Sosyal medya içinde uygulanmakta ve İnternet mecrasına ilişkin raporlar hazırlanmaktadır. Ancak bu konuda talep çok az firma ve ajanstan gelmektedir.  Hedef kitle erişimi için İnternetin öneminin farkına yeterince varamamış olması ve İnternette yer alan haberlerin derlenmesi konusunda yaşanan sıkıntılar talebi sınırlayan faktörler. Medya takip firmalarının Sosyal medya takibi konusunda yetersizliği nedeniyle çoğu kez firmalar ve PR ajansları çıkan haberlerin farkına bile varamamaktadır. Ama haber hedef kitleye ulaşıp etkisini gösterecektir.  Unutmamalı ki, Sosyal medyada yer alan haber ve yorumlar marka bilinirliğinden çok ürün hizmet kalite algısına etki etmektedir. 
Sosyal medya ne idüğü belirsiz e-şerefsizler topluluğu mu?
Web 2.0 ile birlikte İnternet interaktif ve kolayca yorum yapılabilir hale gelince bu yapıyı suiistimal etmeye yönelik kimi kişiler sosyal medya alanını kirleten etik dışı kullanımlarda bulundular. Kimi zaman Google reklam geliri peşinde türlü taklalar atan webmasterlar, kimi zaman içerik hırsızlığı yaptı kimi zaman kirli içerik sundu. İşte bu noktada kimliklerini gizleyen bu şahıslara Ali Saydam “Köşe”sinde e-şerefsizler tanımlaması getirince ortalık epey karıştı. Kimi blogerlar e-şerefsiz tanımını üzerine alınıp tepki verdi kimi, blogerlar Ali Saydam’a hak verdi. Gerçek şu ki bütün dünyada sosyal medyanın kirli alanları mevcut ancak kirli alanların etkisi oldukça düşük bunun bir nedeni sosyal medyanın büyük çoğunlukla topluluklardan oluşması ve bu toplulukların bu tür etik dışı yaklaşımları dışlaması. Zamanla kimi sosyal medya oluşumları güvenirliğini kanıtlama fırsatı bulmakta ve etkisi de artmaktadır. Örneğin PR sektörünün en önemli bekli de tek sosyal medyası http://www.prbu.com/ okuyucu gözünde itibarlı bir yayın durumundadır.

“Web 2.0 ve PR” için 0 Yorum yapılmış.


  1. Yorum Yapılmamış