Oyunun yeni adı:”stratejik muğlak iletişim”

Şu aralar, Türkiye ve olası sınır ötesi müdahalesi ile ilgili gazeteleri okuyan, TV’lerde yayınlanan resmi açıklamaları izleyen ve bunları kendince anlamlandırmaya çalışanların başı dönüyor olmalı. Kime inanmalı, neye inanmalı ?

PKK’lıları teslim edebiliriz diyen Talabani, aynı gün içerisinde “bir tek Kürt kedisini bile teslim etmeyiz” diyor. Başbakan Erdoğan ABD Dışişleri Bakanı Rice ile yaptığı görüşmeye istinaden, “Hassasiyetle üzerinde durduklarını ve bu konudaki haklılığımızı vurgulamanın ötesinde ‘birkaç gün müsaade edin’ demek suretiyle bu süreci ne denli ciddiye aldıklarını ifade ettiler” derken, ABD Başkanı, Kuzey Irak’a sınır ötesi operasyon düzenlemenin Türkiye’nin çıkarına olmadığını söylüyor. Keza Başbakan yardımcısı Çiçek, “Silahlı mücadele öncelikli” derken, neden Dışişleri Bakanı Babacan “Önceliğimiz diyalog ve diplomasi” diyor ki?

İşte bunun adı: Stratejik Muğlak İletişim (Strategic Ambiguity Communication). İ

 

letişim disiplinindeki bütün kavramsallaştırmalarda olduğu gibi bunun da patent hakkı Amerikalılara ait. Tabii bana kalsa kavramsallaştırma yanı neyse de aslında, “Amerika’yı yeniden keşfediyorlar” sadece… Bize sorsalar söylerdik; bu Boğaziçi’nden Çin Denizi’ne kadar tüm Asyalıların gayet iyi bildiği bir iletişim stratejisidir. Bu stratejide ne söylendiğinden daha önemlisi hangi amaca hizmet ettiği önemlidir. Amerikalılar “Stratejik Muğlak İletişim” modelini, ilk olarak iş dünyası ihtiyaçları için 80’li yılların ortasında keşfediyorlar. Bakıyorlar ki, bir yandan şirket organizasyonları yataylaşıyor, iletişim teknolojileri hızla gelişiyor, öte taraftan çok farklı kültürden insanlarla çalışmak zorunda kalmalarına yol açan küreselleşme bastırıyor, eski usul yukarıdan aşağıya, ikna temelli asimetrik iletişim modeli işe yaramıyor. Bunun yerine “mesaj kontrolü” mantığını baştan reddeden bu yeni iletişim stratejisini uygulamaya koyuluyorlar. Ahlaki açıdan bir çok eleştiri alsa da, bu yaklaşımın halihazırda en yaygın olarak kullanıldığı iki alandan birisi içi iletişim diğeri de kriz iletişimi. Ama asıl sıçrama yaptığı alan ise kamu diplomasisi alanıdır. ABD, özellikle Irak’ın işgalinin ardından, bırakın Müslüman toplumları, Batı toplumlarında dahi artan bir olumsuz algılamaya ile yüz yüze kalınca, klasik kamu diplomasisi yöntemlerini bir kenara bırakıp Stratejik Muğlak İletişim alanına adım attı. Burada amaç eskiden olduğu gibi, özgürlük, demokrasi gibi “paylaşılan kavramlar” yaratmak değil “organize eylemlere” ulaşmak. ABD’li iletişimciler bunun da 5 prensibi olduğunu tespit ettiler: 1- Küresel satış elemanı gibi davranma; başkalarını stratejik birliktelikler konusunda teşvik et. 2- Aynı kanallar üzerinde aynı mesajları tekrar edip durma. Fazla tekrarın güvenilirliğini azaltacağını bil. Bırak başkaları da konuşsun. 3- Tam anlamı ile tanımadığın kültürlerde mesajını kontrol etmeye çalışma. 4- Mesajın açıklığı ve içeriğinin anlaşılması, kullandığın kelimelerin manasından ziyade, ilişkilerinin gücüne bağlıdır. 5- Verdiğin mesajlardan herkesin aynı anlamları çıkartmayacağını baştan kabul et, asıl olarak bu mesajın dayandığı prensipler ve vizyonda birleşmeye bak. Peki bu çerçeveden bakılınca, şu an yaşanan gelişmelerde kim önde gözüküyor derseniz? Bence Stratejik Muğlak İletişim’de Türkiye bir adım önde. Kendi içinde – her zaman olduğu gibi- kavgaya düşmezse, müdahale sonrasında da önde olacak. Konu ile ilgili daha ayrınıtılı bilgi isteyenler için: http://www.comops.org/

“Oyunun yeni adı:”stratejik muğlak iletişim”” için 0 Yorum yapılmış.


  1. Yorum Yapılmamış

          

RSS PR notu | Halkla ilişkilerde ölçümleme

  • Barselona deklerasyonu ya da İlk uluslararası PR ölçümleme standartları
    Halkla ilişkilerde ölçümleme önemli bir problem teşkil etmekte. Hali hazırda kullanılan ölçümleme metotlarının özellikle reklam eşdeğerin doğru ve kaliteli sonuçlar vermesi konusunda sektörde ciddi görüş ayrılıkları söz konusu. Bu muallâklık sadece Türkiye’deki değil tüm dünyada ki araştırmacılar için geçerlidir. Cem İlhan bir makalesinde; “ kabul etmek gere […]
  • Halkla ilişkilerde ölçümleme süreci
    […]
  • Sponsor olduk, peki amacımıza ulaştık mı?
    Sponsorluklar en karmaşık süreçlere sahip iletişim faaliyetlerinin başında gelir. Bu süreç önce kapsamlı ve çok boyutlu araştırmalarla başlar.  Bu veriler ışığında sponsorluk alanı belirlenir ve süreç planlanır. Nihayetinde sponsorluk gerçekleştirilir. peki bu kadar mı? Elbette hayır! Belki de her şey yeni başlıyor Sıra geldi son aşama olan ya da bir sonraki […]
  • KSS projelerinin ölçümlenmesi
    Ölçümleme halkla ilişkilerin belki de en çok tartışılan aşamalarından biri olmuştur. Bu durum Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projeleri için de değişmemekte. Kimi yazarlar KSS projelerinin etkinliğinin ölçümlenmesinin zor olduğunu söylemektedir (Miller, Ahrens, vg). Bu görüşe sahip yazarlar çoğunlukla KSS projeleri ile işletmelerin kârlılığı arasında doğrud […]
  • İnternette yer alan haberlerimizin hedef kitlemiz üzerindeki etkilerini ölçümleyebilir miyiz?
    İnternet üzerinde yer alan haberlerimizi elbette ki ölçümleyebiliriz. Unutmayalım ki ölçümlenemeyen hiçbir durumda faydadan söz edilemez. İnternet üzerinde yayınlanmış olan haberlerin ölçümlenmesinde de klasik mecralarda olduğu gibi kalitatif ve kantitatif olmak üzere iki kriter mevcuttur. Kalitatif kriterimiz haberlerin hedef kitlemizde kurumumuzun ya da ma […]

RSS PR Planlama

  • Halkla ilişkilerde başarının sırları!
    Halkla ilişkilerHalkla ilişkilerde Başarıya koşarken nelere ihtiyacınız var? Elbette halkla ilişkilerde başarının ön koşulu, halkla ilişkilerin bütün aşamalarında titiz davranmak ve gerekleri yerine getirmektir. Halkla ilişkilerde başarıya koşarken ihtiyacını olan bilgileri özetle size hatırlatmayı amaçlayan kısa bir sunum hazırladık. Umarım işinize yarar. […]
  • Zorlu ama fırsatlarla dolu bir ekonomik ortamda PR uzmanlarına öğütler
    Etkisi artarak devam eden küresel ekonomik kriz, yerel boyutta da finansman ve kredi sıkıntısını beraberinde getirdi. Ekonomideki daralma, müşterinin bütçesinde, pazarlama iletişimi kaleminde kısıntılara gitmesine yol açarken birçok proje de daha başlamadan bitti. Peki, yaşanan bu kriz süreci kurum ve sektör adına, yetişmiş elemanların sektöre kazandırılması […]
  • Etkinlik planlamasının saçayağı
    Etkinlik planlamak için yola çıktığımızda bizi başarıya taşıyacak üç temel unsuru inceleyelim. Kurumun; misyonunun, vizyonunun, ilkelerinin ve hedeflerinin belirlenmesi Etkinlik planlamanın ilk şartı, kurumun, misyonunu, vizyonunu, ilkelerini, amaçlarını ve hedeflerinin belirlenmiş olup olmadığını kontrol etmektir. Bir eksik varsa tamamlamalı yanlış varsa do […]
  • Küresel ekonomik kriz ortamında stratejik iletişim planı hazırlamanın 6 altın kuralı
    Küresel ekonomik kriz ve krizle ilgili ardı ardına gelen haberler, herkesi ve bütün işletmeleri tedirgin etmeyi hatta paniğe sürüklemeyi başardı. Oysa biliyoruz ki bu dönemi en az hasarla atlatmanın ilk kuralı soğukkanlı davranmak. Planlama, kriz ve resesyon gibi olağandışı durumlarda önemi bir kez daha artan yönetim fonksiyonudur. Şimdi kararlar almak ve bu […]
  • Planlama yapmak ya da körebe oynamak
    Gözleriniz kapalı hedefinizi yakalayabilir misiniz? Planlama yapmadan hareket etmek, gözler kapalı hedefe koşmakla gibidir. Körebe oynamak çok eğlencelidir elbette fakat iş dünyasında bu oyun size büyük kayıplar getirebilir. Bu kayıpların olmaması için planlamaya önem vermeli yani gözlerimizi açık tutmalıyız. Önlenebilir risklere girmenin anlamı var mı? Bu k […]