Neden Müşteri Güveni Gerekir?

Çünkü güven güzel ve harika olmanın ötesinde bir şeydir. Müşteri güveninin, şirketiniz için gelir, üretim, lojistik, bordrolar ve geri kalan her şeyde sizin için hangi yollarla değer yarattığını ölçebilirsiniz. Evet, iyiler sonunda kazanabilir.
Çalışanların, kendilerini müşterinin yerine koyarak, o müşterilerin yerinde olsalar kendilerine nasıl davranılmasını yeğlerlerse onlara öyle davranarak, her şeyi müşterinin bakış açısından görmeye çalıştığı bir kültür yarattığınız zaman bu, sizin müşterilerinize sağladığınız değeri en üst düzeye çıkaracak bir kültür olacaktır; onların size sağladıkları değeri en üst düzeye çıkarmanın en iyi yolu budur.

Müşteri güvenine dayanan bir kültür, çalışanlar için de daha tatmin edicidir. 2004’te bir dergide yayınlanan söyleşide, General Electric’in Başkanı ve CEO’su Jeffrey Immelt, GE’i dört şeyin en üstte tuttuğunu söyledi: uygulama, büyüme, harika insanlar ve erdem. Erdem, CEO’ların, holdinglerin başarı ölçütleri listesine alacağı türden bir şey değildir, ama Immelt, GE’de çalışan insanların böyle erdemli davrandıklarını söylüyor, çünkü “kendilerinden daha büyük olan bir şeyin parçası olmak istiyorlar, terfi ettirilmek istiyorlar, hisse senedi seçeneklerine sahip olmak istiyorlar. Ama aynı zamanda, fark yaratan bir şirkette, dünyada büyük işler başaran bir şirkette çalışmak istiyorlar.”
 

İnsanlar, erdemli bir şirkette çalışmak istiyorlar. Çalışanlar, iş yerinde yaptıkları şeylerden utanmak istemiyorlar. Kendi, iş-yönelimli davranışlarını bir tür karmaşık ahlak matematiğiyle gerekçelendirmek zorunda kalmak istemiyorlar. Başarının bir ölçütü olarak Müşteriden Sağlanacak Kazanç, mali başarıya ulaşmakla müşterinin güvenini sürekli tutmak arasındaki uçurumu kapatabilir.
 

Bununla birlikte, Müşteriden Sağlanacak Kazanç ekonomisinin üstünde, bu türden bir kurum kültürü, bir şirketin karşı karşıya kalabileceği en zorlu sorunlarla başa çıkmanızda size yardımcı olacaktır. Varsayalım ki tecrübeli yönetici kadronuz, müşterinin güvenini kazanma temeline dayanan bir şirket kültürüne liderlik etmiş olsa da, bir yolla yozlaşmaya uğradı. Gene varsayalım ki, yeni bir tecrübeli yönetici, hisse senedi fiyatları konusunda endişeye kapıldı ve bir dizi sahte, “bağımsız” finansal varlık yaratarak yatırımcıları aldatmaya karar verdi. Ya da varsayalım ki firmanızda biri, piyasayı sahte alım satım işlemleriyle doldurarak kârları yükseltmek için bir plan tasarladı. Bunlar pek uzak olasılıklar değildir. Ama çalışanlarınız için oluşturduğunuz kültür, müşterinin güvenini kazanma temeline dayandırılmışsa, o zaman CEO ve onun doğrudan verdiği raporlar bile, böylesi bir aldatmacanın uygulamaya geçirilmesini güçleştirecektir. Eğer herkesin başarısı müşteri değeri oluşturmaya bağlıysa, müşteri değeri oluşturmak da güven yaratıcı bir yolla ve müşterilere karşı dürüst davranarak iş yürütmeye dayanıyorsa, emeklilik fonunun içini boşaltmak da, çevreyi kirletmek de zor olacaktır. Sizin kurum kültürünüz, bu türden bir kansere karşı direnecek antikorları üretecektir.
 

Enron’un güvene ihanet edişini çözümleme çabasıyla yazdığı bir yazıda Charles Green, güvenin ve güveni boşa çıkarmanın ekonomisini şöyle açıklıyor:
 

Son elli yıldır pek çok düşünür, iş yaşamında başarıyı, rekabet açısından tanımlayageldi. Pazar payından ve rekabet avantajından söz ediyorsanız – hepsi kazanmak ve kaybetmek üzerine – spordan alınmış düzinelerle benzetme kullanıyorsunuz demektir. Öteki düşünme yolu – müşterilere hizmet sağlamak – hiçbir zaman entellektüellerin onayını almadı ya da başında rekabet modeliyle ilgili ateşli yazılara konu olmadı. . . . Oysa gerçek şudur ki müşteri hizmeti modeli, rekabetçi modele göre çok daha derinden bir doğruluk taşır. İş yaşamındaki insanlar için rakipler karşısında kazanmanın tek güvenceli yolu, müşterilere hizmet verme konusunda daha iyi bir iş çıkarmaktır. Her iki görüşte de, müşterinin kabul edilmesi, nedeni oluşturur; rekabette başarı, ikinci dereceden bir sonuçtur.
 

Kaynak: Return on Customer – Don Peppers ve Martha Rogers
Not: Activeline Dergisi Ocak 2007’de yayımlanmıştır.

“Neden Müşteri Güveni Gerekir?” için 0 Yorum yapılmış.


  1. Yorum Yapılmamış

Yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.




        


RSS PR notu | Halkla ilişkilerde ölçümleme

  • Fuar başarısını ölçümlemek
    Fuarlar, günümüz rekabet koşullarında etkili pazarlama ilişkilerini yakalama, güçlü satış grafiği yaratma, geleceğe yönelik ticari ilişkiler kurma veya geliştirme gibi katılımcılara birçok fırsat sunar.  Başarılı sonuçlar elde etme açısından oldukça kapsamlı bir çalışma gerektiren fuarlar, halkla ilişkilerin önemli araçlarından biridir. …Sonraki Sayfa » […]
  • Barselona deklerasyonu ya da İlk uluslararası PR ölçümleme standartları
    Halkla ilişkilerde ölçümleme önemli bir problem teşkil etmekte. Hali hazırda kullanılan ölçümleme metotlarının özellikle reklam eşdeğerin doğru ve kaliteli sonuçlar vermesi konusunda sektörde ciddi görüş ayrılıkları söz konusu. Bu muallâklık sadece Türkiye’deki değil tüm dünyada ki araştırmacılar için geçerlidir. Cem …Sonraki Sayfa » […]
  • Halkla ilişkilerde ölçümleme süreci
    […]
  • Sponsor olduk, peki amacımıza ulaştık mı?
    Sponsorluklar en karmaşık süreçlere sahip iletişim faaliyetlerinin başında gelir. Bu süreç önce kapsamlı ve çok boyutlu araştırmalarla başlar.  Bu veriler ışığında sponsorluk alanı belirlenir ve süreç planlanır. Nihayetinde sponsorluk gerçekleştirilir. peki bu kadar mı? Elbette hayır! Belki de her şey …Sonraki Sayfa » […]
  • KSS projelerinin ölçümlenmesi
    Ölçümleme halkla ilişkilerin belki de en çok tartışılan aşamalarından biri olmuştur. Bu durum Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projeleri için de değişmemekte. Kimi yazarlar KSS projelerinin etkinliğinin ölçümlenmesinin zor olduğunu söylemektedir (Miller, Ahrens, vg). Bu görüşe sahip yazarlar çoğunlukla KSS projeleri …Sonraki Sayfa » […]
  • İnternette yer alan haberlerimizin hedef kitlemiz üzerindeki etkilerini ölçümleyebilir miyiz?
    İnternet üzerinde yer alan haberlerimizi elbette ki ölçümleyebiliriz. Unutmayalım ki ölçümlenemeyen hiçbir durumda faydadan söz edilemez. İnternet üzerinde yayınlanmış olan haberlerin ölçümlenmesinde de klasik mecralarda olduğu gibi kalitatif ve kantitatif olmak üzere iki kriter mevcuttur. Kalitatif kriterimiz haberlerin hedef kitlemizde …Sonraki Sayfa » […]
  • Halkla ilişkiler ölçümlemesinde yeni bir model : PRSMR
    PRSMR yaklaşık bir ay önce duyurulduğunda halkla ilişkilerciler tarafından heyecanla karşılandı. Kurumlar ve PR ajansları PRSMR’ın detaylarını biran önce öğrenebilmek için hem Era hem de Vedea’dan oldukça yoğun randevu talepleri oldu. Her iki kurumunda takvimleri oldukça sıkışık durumda. Bu durum aslında …Sonraki Sayfa » […]
  • Neden küresel ekonomik kriz ortamında iletişimi kesmeliyiz?
    Eğer küresel ekonomik krizi bahane edip iletişiminizi ölçümlemiyorsanız, iletişiminizi kesmenizde fayda var. Ali Saydam her fırsatta Sir Ian Vallance’dan ödünç aldığı şu sözü söyler “ölçmüyorsan yapma” çok da doğru söyler, ölçmüyorsan yapma… Aslında iletişim ile ilgili hemen herkesin bildiği bir …Sonraki Sayfa » […]
  • Halkla ilişkilerde ölçümlemenin tarihi
    Halkla ilişkiler pazarlamanın en önemli bileşenidir. Halkla ilişkiler yöntemleriyle hedef kitlenin kurum ya da ürün hakkındaki düşünceleri değiştirilebilir, tüketici davranış ve alışkanlıklarına etki edilebilir, hissedarların firmaya dair beklentileri şekillendirilebilir, çalışanların motivasyonları artırılabilir. Sağlanan bu faydalardan söz edebilmek için ö […]
  • Halkla ilişkilerde CPM
      CPM(Cost Per Thousand-her 1000 kişi başına maliyet), hedef kitlemizden 1.000 kişiye erişim sağlamak için katlandığımız bedeli ifade eder. Ya da başka bir değişle Hedef kitlemizden 1.000 kişiye erişim sağlamanın maliyetidir. CPM Günümüzde pazarlamacılar için reklam, sponsorluk ve etkinlik projelerini …Sonraki Sayfa » […]