Yazık…
Pazarlama iletişiminin Mekke’si olarak kabul edilen Northwestern Üniversitesi’nin dünya çapındaki hocası, başlı başına bir ekol olarak kabul edilen Prof. Philip Kotler Türkiye’ye geliyor, İstanbul Swissotel’de konferans veriyor. “İletişim guruları” karmaşasının tamamen dışında konumlandırılması gereken ve dinlemek için insanların onca para verip, Amerika’ya uçmayı göze aldıkları hocanın ta kendisi burada. Burnumuzun dibinde…
Turquality’nin geleneksel hale gelen ‘guru toplantıları’ndan biri. Hani, 13 sektörden 41 firmaya ait 45 markaya destek veren dünyada eşi benzeri olmayan devlet projesi. Hedefi: ‘10 yılda Türkiye’den 10 dünya markası yaratmak’…
Kotler işte bu proje çerçevesinde geliyor. İş ve iletişim yönetimine önem veren aklı başında her işadamı, akademisyen, iletişimci için büyük olay. Peki salonda kaç kişi var? Taş çatlasa 500 - 600. Swissotel’in Balo Salonu’nu üçe bölmüşler. Herhalde proje dahilindeki firmalara öncelik vermişler. Benim duyduğum, Kotler’i dinlemek isteyen pek çok kişi gelmeye cesaret edememiş.
Yazık… Sadece insanların Kotler’in konuşmasını kaçırdıkları için değil. Açılış konuşmasını yapan Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Ziya Altunyaldız’ın ve içtenlikli adanmışlığıyla proje ve konferansı sahiplenen Bakan Kürşat Tüzmen’in konuşmalarına tanık olamadıkları için de yazık… Keşke etkinlik Lütfi Kırdar’da olsaydı, keşke sadece üç-beş akademisyen, beş-on gazeteci ve bir-iki iletişimci bu olayı izlemek durumunda kalmasaydı. Yazık…
Turquality inşallah Kotler’in konuşmasının bir özetini web sitesine koyar da insanlar hiç değilse şu kavramları, tespitleri duymuş olurlar:
• İhracat odaklı değilsen marka geliştiremezsin
• Eskiden sadece akla ve duygulara hitap edilirdi şimdi üçüncü bir alana daha hitap etmek gerekiyor: Ruha
• Eğer iyi bir fikrin varsa; PR, reklamdan çok daha iyidir
• Perakendede dükkancılık değil, tiyatro işletmeciliği yapmak gerekir
• Pazarlama, şirketler için hikaye oluşturmak demektir. En iyi marka yöneticisi en iyi hikaye anlatıcısıdır
• Eğer Chief Marketing Officer (Pazarlamadan Sorumlu Başkan) veya Chief Branding Officer (Markadan Sorumlu Başkan) yoksa işiniz zor
• Stratejiyi oluşturmaktan daha önemlisi stratejiyi yönetmek ve uygulamayı ölçmektir
• İnsanların sevdiği şirketler daha kârlıdır
• İmaj ile otantik yaklaşım arasından ikincisini tercih etmek gerekir
• Ülke markasını yönetmeden ürün veya kurum markanızı yönetemezsiniz.
Kotler iki de kitap önerdi: Thomas Gad’in 4D Branding kitabı ve Prof. Robert Kaplan’ın Strategy Management.
Turquality kapsamında emeği geçenlerin aklına eline sağlık.
bu yazı 21.11.2007 tarihli Akşam Gazetesinde yayınlanmıştır

“Kotler’i kaçıranlara notlar” için 0 Yorum yapılmış.