İtibarınızı sigorta ettirdiniz mi?

itibar.gifGünümüzde artık neredeyse her konuda bir sigorta aracı icat edilmiş durumda. Modern toplum olmanın bir sonucu olarak doğan bu araçlar, fiziksel varlıkları koruma ihtiyacını karşılamakta. Peki, bir kurumun ve/veya kurumun yöneticilerinin itibarları sigorta altına alınabiliyor mu? Almanın yolu var mı?

Elbette, itibarı sigortalamak mümkün değil, ancak kırılganlıkları azaltmanın binbir yolu var, işte bazıları: Kurumunuzun ve bireysel olarak yöneticilerin, topluma yararlı olmalarını sağlamak, bunu sadece gelip geçici bir heves değil, şirket politikası olarak sürekli ve sürdürülebilir hale getirmek; kurumun etik kodlarını belirlemek, bunları deklare etmek ve uygulamasını kontrol altına almak; kurum-kurum ve kurum-insan ilişkilerinde tutarlı ve politikadan uzak olmak.

Kurumun etik kodlarını belirlemek, bunları deklare etmek ve uygulamasını kontrol altına almak, itibar için en önemli adımdır. Kurumunuzun etik kodlarını, bir ülkenin anayasası gibi düşünebilirsiniz. Nasıl ki bir ülkenin anayasası derme çatma yapıldığı takdirde, uygulamada büyük problemlerin yaşanması ve kaos ortamına sürüklenilmesi kaçınılmaz ise, bir şirketin etik kurallarını belirlemek de şirket için hayati önem taşır. Bu yüzden kurallar, son derece dikkatli, ileriyi görerek ve kendi içinde tutarlı bir şekilde profesyonelce hazırlanmalıdır. Çünkü, koyacağınız kuralların uygulanabilir olması, uzun bir süre güncelliğini kaybetmemesi, yani eskimemesi gerekir. Bunun anlamı da, günün trendlerine göre etik kuralları yeniden belirlemek yerine, genel doğrularla çelişmeyecek, dayanıklı kurallar oluşturulması anlayışının önemli olduğudur. Unutulmaması gereken şey, deklare ettiğiniz etik kurallarınızın uygulama sorumluluğunu da almış olmanızdır. Şirket yaklaşımınızı günlük politikalara göre iş yapabilmek adına değiştirirseniz, uzun vadede kaybeden, yine şirketiniz olacaktır. Piyasalar, zaman zaman, kural tanımaz şirketlerin istilasına uğrasa da sonuçta bunlar gelip geçer; kalıcı olanlar, ciddi itibar politikalarını ısrarla uygulayan şirketlerdir.

Kurumunuzun itibarını korumanın bir diğer değişmez yapıtaşı da iletişimdir! İletişimin temelinde, kurumun, hedef kitlesini belirleyip, buna özgü iletişim stratejisi geliştirmesi ve sonuçlarını ölçümlendirmesi yatar. Zaten en önemli konu da hedef kitleyi belirlemek değil midir? Oysa, çoğu zaman kurum ya da kurumu yönlendiren iletişim ajansı için en kestirme yol şudur: “x” gazetenin tirajı “z”, en fazla satan gazete yani. Reklam bedeli de “y”. Burada “a” boyutta haber çıkarsak “b” tasarrufunuz olur ve hedef kitleniz sizi görür. Veya sigorta sektöründeki gibi, gazetelerin sigorta sayfalarına “c” ücret ödeyerek haber gibi yer alabilirsiniz.

Bu iş gerçekten bu kadar kolay mı? Bu kadar kolay olmalı mı? Verdiğiniz paraya değdi mi? Yoksa bunu ölçecek gücünüz mü kalmadı?

Öncelikle, iletişim ajansınızla dersinizi çalışmalısınız:
• Hedef kitleniz
• Hedef kitlenizin analizi
• Hedef kitlenizde uyandırmak istediğiniz his
• Bu hissi uyandırmak için yapmanız gerekenler
• Yapacaklarınızı hedef kitlenize iletme yolunuz, mesajınızın belirlenmesi

İletişim stratejisinde belirleyici noktalar, haberinizin “x” tirajlı bir gazetede çıkması veya “z” reklam bedeli karşılığında olması hiç değildir. Belirleyici noktalar, aşağıdaki sorularla şekillenebilir:
• Hedef kitlenize ne mesaj vermek istiyordunuz?
• Hedef kitlenize ulaştınız mı?
• Mesajınızı doğru ve açık olarak verebildiniz mi?
• Bunu farklı iletişim araçlarını kullanarak yaptınız mı?
• Mesajınızı sürekli hale getirebildiniz mi?
• Kurumunuzdaki çalışanlar da bu mesajları özümsedi ve farklı ortamlarda dile getirdi mi?
• İş ortaklarınızı mesajınıza dahil edebildiniz mi?
• Mecralar sizi verdiğiniz mesaj konusunda referans noktası olarak gördü ve siz veya ajansınız zorlamadan sizi doğrudan aradı mı?
• Kurumunuzda çalışmak isteyenlerin sayısında artış oldu mu?

Keşke itibar da evimiz kadar kolay sigortalanabilseydi! Oysa itibar, ne parayla satın alınabilecek bir değer, ne de sigorta ile sağlamlaştırılabilecek bir güvence. İtibar, bugünlerde çoğumuzun unuttuğu, ancak çok önemli ve kırılgan bir değer. Japonya’da itibarını kaybeden harakiri yapıyorken, bizde itibar kaybı bir ihalenin alınmasını sağlıyor olabilir. Ancak, bunların geçici yozlaşmalar olduğunun bilinciyle, itibarın korunması için sigorta edilmesi gerekir.

* 09.04.2008 tarihli Sigorta Zirvesi Moneyfesto Gazetesi’nde yayımlanmıştır.

“İtibarınızı sigorta ettirdiniz mi?” için 1 Yorum yapılmış.


  1. 1 Hakan Engin 21 Oca 2009 12:59

    İtibarın sigorta edilemeyecek kadar değerli ve riskli bir olgu olduğunu düşünüyorum.


          

RSS PR notu | Halkla ilişkilerde ölçümleme

  • Barselona deklerasyonu ya da İlk uluslararası PR ölçümleme standartları
    Halkla ilişkilerde ölçümleme önemli bir problem teşkil etmekte. Hali hazırda kullanılan ölçümleme metotlarının özellikle reklam eşdeğerin doğru ve kaliteli sonuçlar vermesi konusunda sektörde ciddi görüş ayrılıkları söz konusu. Bu muallâklık sadece Türkiye’deki değil tüm dünyada ki araştırmacılar için geçerlidir. Cem İlhan bir makalesinde; “ kabul etmek gere […]
  • Halkla ilişkilerde ölçümleme süreci
    […]
  • Sponsor olduk, peki amacımıza ulaştık mı?
    Sponsorluklar en karmaşık süreçlere sahip iletişim faaliyetlerinin başında gelir. Bu süreç önce kapsamlı ve çok boyutlu araştırmalarla başlar.  Bu veriler ışığında sponsorluk alanı belirlenir ve süreç planlanır. Nihayetinde sponsorluk gerçekleştirilir. peki bu kadar mı? Elbette hayır! Belki de her şey yeni başlıyor Sıra geldi son aşama olan ya da bir sonraki […]
  • KSS projelerinin ölçümlenmesi
    Ölçümleme halkla ilişkilerin belki de en çok tartışılan aşamalarından biri olmuştur. Bu durum Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projeleri için de değişmemekte. Kimi yazarlar KSS projelerinin etkinliğinin ölçümlenmesinin zor olduğunu söylemektedir (Miller, Ahrens, vg). Bu görüşe sahip yazarlar çoğunlukla KSS projeleri ile işletmelerin kârlılığı arasında doğrud […]
  • İnternette yer alan haberlerimizin hedef kitlemiz üzerindeki etkilerini ölçümleyebilir miyiz?
    İnternet üzerinde yer alan haberlerimizi elbette ki ölçümleyebiliriz. Unutmayalım ki ölçümlenemeyen hiçbir durumda faydadan söz edilemez. İnternet üzerinde yayınlanmış olan haberlerin ölçümlenmesinde de klasik mecralarda olduğu gibi kalitatif ve kantitatif olmak üzere iki kriter mevcuttur. Kalitatif kriterimiz haberlerin hedef kitlemizde kurumumuzun ya da ma […]

RSS PR Planlama

  • Halkla ilişkilerde başarının sırları!
    Halkla ilişkilerHalkla ilişkilerde Başarıya koşarken nelere ihtiyacınız var? Elbette halkla ilişkilerde başarının ön koşulu, halkla ilişkilerin bütün aşamalarında titiz davranmak ve gerekleri yerine getirmektir. Halkla ilişkilerde başarıya koşarken ihtiyacını olan bilgileri özetle size hatırlatmayı amaçlayan kısa bir sunum hazırladık. Umarım işinize yarar. […]
  • Zorlu ama fırsatlarla dolu bir ekonomik ortamda PR uzmanlarına öğütler
    Etkisi artarak devam eden küresel ekonomik kriz, yerel boyutta da finansman ve kredi sıkıntısını beraberinde getirdi. Ekonomideki daralma, müşterinin bütçesinde, pazarlama iletişimi kaleminde kısıntılara gitmesine yol açarken birçok proje de daha başlamadan bitti. Peki, yaşanan bu kriz süreci kurum ve sektör adına, yetişmiş elemanların sektöre kazandırılması […]
  • Etkinlik planlamasının saçayağı
    Etkinlik planlamak için yola çıktığımızda bizi başarıya taşıyacak üç temel unsuru inceleyelim. Kurumun; misyonunun, vizyonunun, ilkelerinin ve hedeflerinin belirlenmesi Etkinlik planlamanın ilk şartı, kurumun, misyonunu, vizyonunu, ilkelerini, amaçlarını ve hedeflerinin belirlenmiş olup olmadığını kontrol etmektir. Bir eksik varsa tamamlamalı yanlış varsa do […]
  • Küresel ekonomik kriz ortamında stratejik iletişim planı hazırlamanın 6 altın kuralı
    Küresel ekonomik kriz ve krizle ilgili ardı ardına gelen haberler, herkesi ve bütün işletmeleri tedirgin etmeyi hatta paniğe sürüklemeyi başardı. Oysa biliyoruz ki bu dönemi en az hasarla atlatmanın ilk kuralı soğukkanlı davranmak. Planlama, kriz ve resesyon gibi olağandışı durumlarda önemi bir kez daha artan yönetim fonksiyonudur. Şimdi kararlar almak ve bu […]
  • Planlama yapmak ya da körebe oynamak
    Gözleriniz kapalı hedefinizi yakalayabilir misiniz? Planlama yapmadan hareket etmek, gözler kapalı hedefe koşmakla gibidir. Körebe oynamak çok eğlencelidir elbette fakat iş dünyasında bu oyun size büyük kayıplar getirebilir. Bu kayıpların olmaması için planlamaya önem vermeli yani gözlerimizi açık tutmalıyız. Önlenebilir risklere girmenin anlamı var mı? Bu k […]