İnternette e-dostunuz bol olsun!

e-pul.jpgInternet ve kriz iletişimi konulu yazılarımın bu sonuncusunda, ne yapmalı sorusunun cevabını vermeye çalışacağım.

Internet bir yandan kriz tetikleyicisi veya belli kurumsal insiyatiflere toplu muhalif tepkinin taşıyıcısı olurken, diğer yandan da doğru kullanıldığı takdirde aslında kurumların krizleri yönetmeleri için çok değerli bir silahtır.

Doğru kullanım burada öncelikle altı çizilmesi gereken olgu. Bu doğru kullanımın temelini ise, kurumun farklı sosyal paydaşlarına yönelik bilgi, daha çok bilgi ve olabildiğince şeffaflık oluşturuyor.

Örnek vermem gerekirse, dünyanın önde gelen oyuncak üreticilerinden biri olan Mattel’in kurumsal sitesini gösterebilirim. Lütfen http://www.mattel.com/index.asp?f=true adresine gidip bir inceleyin. Bildiğiniz gibi, son dönemde, bütün dünyada Çin’den ithal edilen kurşun içeren oyuncaklardan konuşuluyor. Mattel’in kurumsal sitesi bununla ilgili.

Uluslararası literatürde kurumların Internet’te krizlere hazırlıklı olması anlamında altı çizilen standart 9 emir söz konusu:

1- Kriz Yönetim Kiti’nize bir Internet Planı ekleyin,

2- Kurumsal intranetinizi sanal kriz yönetim merkezi olarak kullanmayı planlayın; böylelikle kriz takımı üyeleri, üst düzey yöneticiler ve diğer çalışanlar acil cevap program ve planlarına hızla ve anında erişebilir hale geleceklerdir,

3- Düzenli olarak haber ve tartışma forumlarını, farklı fikir grupların web sitelerini ve İnternet haber sitelerini takip edin,

4- Kriz takımınıza bir bilişim veya web uzmanı ekleyin,

5- Konu ve söylentilerin İnternet ortamında nasıl geliştiklerini, nasıl bir siteden diğerine sıçradıklarını, zincirleme reaksiyonların nasıl oluştuğunu yakından inceleyin,

6- İnternet ortamında kendi kurumsal web sitenize dosya, resim, video ve ses indirme ve gönderme prosedürlerini öğrenin,

7- Potansiyel kriz konularında, ihtiyaç halinde devreye sokmak üzere kurumsal açıklama, kurum bilgisi benzeri bilgileri içeren web sayfaları hazırlayın,

8- Kriz esnasında kurumsal web sitenizi düzenli olarak yeni açıklamalar, Sıkça Sorulan Sorular, konuşma metinleri ve görsellerle güncelleyecek bir altyapıyı planlayın,

9- Kilit medya mensupları ve paydaşlarına en kısa zamanda en hızlı bilgiyi gönderebilmek amacı ile, bu kişilerin e-maillerini içeren bir veritabanı oluşturun ve bunu düzenli olarak güncelleyin.

Bunun ötesinde, İnternet’te kriz denince, kanaatimce en kritik nokta sizi, sizden başka savunacak kişilerin olmasıdır.

Bizde malum gerçekçi bir söz vardır “düşenin dostu olmaz” diye…Açıkçası bu sanal ortamda çok daha sert bir gerçektir. Aradan geleneksel kitle iletişim araçlarının meşrulaştırıcı etkisi kalktığı ölçüde, negatif haberin her zaman alıcısı daha çoktur, inandırıcılığı daha yüksektir.

Bu bakımdan İnternet üzerinde yürütülen kriz iletişimi çalışmalarında en temel stratejisi – mümkünse kriz patlak vermeden- kurumun kendisine olabildiğince fazla ve olabildiğince inandırıcılığı yüksek e-dostlar bulmasıdır.

Siz kriz konusuna dair maksimum nesnel bilgiyi sunarken, onlar sizi, sizden çok daha iyi savunacaktır.

Birinci ve en etkili e-dostlar kanımca bir kurumun çalışanlarıdır. Genelde klasik kriz iletişimlerinde – sıklıkla da kriz yangının heyecanı ile unutulur bu – çalışanlar sadece bilgilendirilir; bir çok durumda da aslında onlar da olayları medyadan takip ederler.
İnternet’in kanımca kurumsal iletişimde değiştirdiği en önemli hususlardan biri de budur; kriz anında çalışanları da bilfiil sanal ortamda kriz mücadelesine seferber etmek gereklidir.

Önemli diğer e-dostları saymadan geçmeyeyim. Bunlar sırası ile akademisyenler, yerel veya ulusal kamu yöneticileridir.

Bu uygulamanın fiili bir örneğini aslında Danone krizinde gördük. Her ne kadar mecburiyetten gündeme gelmişse de, kim bilir Prof. Dr. Harun Karadeniz’in açıklaması olmasaydı, Danone bu krizi nasıl daha sert yaşamak zorunda kalırdı.

Prof. Dr. Karadeniz gerçekleştirdiği e-dost uygulamasını basına şöyle aktarmış: “İnternet özgürlüğü hayatımı kararttı” diyen Prof. Dr. Turan Karadeniz, kendisini, Güney Afrika’dan Japonya’ya, Amerika’dan Kanada’ya, Avustralya’ya kadar beş kıtadan Türklerin aradığını ve onlara, “o bilgilerin yanlış olduğunu” söylediğini belirtiyor. Ayrıca, 2 bin 500 maile de cevap yazmış….”

 

“İnternette e-dostunuz bol olsun!” için 0 Yorum yapılmış.


  1. Yorum Yapılmamış

  • Sponsor olduk, peki amacımıza ulaştık mı?
    Sponsorluklar en karmaşık süreçlere sahip iletişim faaliyetlerinin başında gelir. Bu süreç önce kapsamlı ve çok boyutlu araştırmalarla başlar.  Bu veriler ışığında sponsorluk alanı belirlenir ve süreç planlanır. Nihayetinde sponsorluk gerçekleştirilir. peki bu kadar mı? Elbette hayır! Belki de her şey yeni başlıyor Sıra geldi son aşama olan ya da bir sonraki […]
  • KSS projelerinin ölçümlenmesi
    Ölçümleme halkla ilişkilerin belki de en çok tartışılan aşamalarından biri olmuştur. Bu durum Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projeleri için de değişmemekte. Kimi yazarlar KSS projelerinin etkinliğinin ölçümlenmesinin zor olduğunu söylemektedir (Miller, Ahrens, vg). Bu görüşe sahip yazarlar çoğunlukla KSS projeleri ile işletmelerin kârlılığı arasında doğr […]
  • İnternette yer alan haberlerimizin hedef kitlemiz üzerindeki etkilerini ölçümleyebilir miyiz?
    İnternet üzerinde yer alan haberlerimizi elbette ki ölçümleyebiliriz. Unutmayalım ki ölçümlenemeyen hiçbir durumda faydadan söz edilemez. İnternet üzerinde yayınlanmış olan haberlerin ölçümlenmesinde de klasik mecralarda olduğu gibi kalitatif ve kantitatif olmak üzere iki kriter mevcuttur. Kalitatif kriterimiz haberlerin hedef kitlemizde kurumumuzun ya da ma […]
  • Halkla ilişkiler ölçümlemesinde yeni bir model : PRSMR
    PRSMR yaklaşık bir ay önce duyurulduğunda halkla ilişkilerciler tarafından heyecanla karşılandı. Kurumlar ve PR ajansları PRSMR’ın detaylarını biran önce öğrenebilmek için hem Era hem de Vedea’dan oldukça yoğun randevu talepleri oldu. Her iki kurumunda takvimleri oldukça sıkışık durumda. Bu durum aslında iletişim alanında bir beklentinin karşılandığını da an […]
  • Neden küresel ekonomik kriz ortamında iletişimi kesmeliyiz?
    Eğer küresel ekonomik krizi bahane edip iletişiminizi ölçümlemiyorsanız, iletişiminizi kesmenizde fayda var. Ali Saydam her fırsatta Sir Ian Vallance’dan ödünç aldığı şu sözü söyler “ölçmüyorsan yapma” çok da doğru söyler, ölçmüyorsan yapma… Aslında iletişim ile ilgili hemen herkesin bildiği bir gerçektir ölçümlemenin olmazsa olmaz bir gereklilik olduğu. Ama […]

RSS PR Planlama

  • Halkla ilişkilerde başarının sırları!
    Halkla ilişkilerHalkla ilişkilerde Başarıya koşarken nelere ihtiyacınız var? Elbette halkla ilişkilerde başarının ön koşulu, halkla ilişkilerin bütün aşamalarında titiz davranmak ve gerekleri yerine getirmektir. Halkla ilişkilerde başarıya koşarken ihtiyacını olan bilgileri özetle size hatırlatmayı amaçlayan kısa bir sunum hazırladık. Umarım işinize yarar. […]
  • Zorlu ama fırsatlarla dolu bir ekonomik ortamda PR uzmanlarına öğütler
    Etkisi artarak devam eden küresel ekonomik kriz, yerel boyutta da finansman ve kredi sıkıntısını beraberinde getirdi. Ekonomideki daralma, müşterinin bütçesinde, pazarlama iletişimi kaleminde kısıntılara gitmesine yol açarken birçok proje de daha başlamadan bitti. Peki, yaşanan bu kriz süreci kurum ve sektör adına, yetişmiş elemanların sektöre kazandırılması […]
  • Etkinlik planlamasının saçayağı
    Etkinlik planlamak için yola çıktığımızda bizi başarıya taşıyacak üç temel unsuru inceleyelim. Kurumun; misyonunun, vizyonunun, ilkelerinin ve hedeflerinin belirlenmesi Etkinlik planlamanın ilk şartı, kurumun, misyonunu, vizyonunu, ilkelerini, amaçlarını ve hedeflerinin belirlenmiş olup olmadığını kontrol etmektir. Bir eksik varsa tamamlamalı yanlış varsa do […]
  • Küresel ekonomik kriz ortamında stratejik iletişim planı hazırlamanın 6 altın kuralı
    Küresel ekonomik kriz ve krizle ilgili ardı ardına gelen haberler, herkesi ve bütün işletmeleri tedirgin etmeyi hatta paniğe sürüklemeyi başardı. Oysa biliyoruz ki bu dönemi en az hasarla atlatmanın ilk kuralı soğukkanlı davranmak. Planlama, kriz ve resesyon gibi olağandışı durumlarda önemi bir kez daha artan yönetim fonksiyonudur. Şimdi kararlar almak ve bu […]
  • Planlama yapmak ya da körebe oynamak
    Gözleriniz kapalı hedefinizi yakalayabilir misiniz? Planlama yapmadan hareket etmek, gözler kapalı hedefe koşmakla gibidir. Körebe oynamak çok eğlencelidir elbette fakat iş dünyasında bu oyun size büyük kayıplar getirebilir. Bu kayıpların olmaması için planlamaya önem vermeli yani gözlerimizi açık tutmalıyız. Önlenebilir risklere girmenin anlamı var mı? Bu k […]