Marketing Türkiye dergisinin 15 haziran kapak konusunda, firmaların iletişim faaliyetlerinde şirket içi örgütlenmeyi mi? Yoksa şirket dışı desteği mi? Tercih ettikleri araştırıldı! Çokça halkla ilişkiler uzmanının da fikri alınmış ve konu inhouse, outsours karşıtlığı olarak sunulmuş idi. Bu çerçevede yazıda okuyucu da taraf olmaya zorlanmıştı. Ne yazık ki görüşüne baş vurulan PRcılar da tuzağa düşerek bu konumlandırma çerçevesinde taraf olmuşlardı. Derginin çıkmasını takip eden günlerde Halkla ilişkiler platformunda da konu üç beş kişi tarafından tartışılmak istenmiş platformda da insanlar ne tarafta olduklarının nedenlerini ortaya koymaya çalışmışlar ve aynı tuzağa düşmüşlerdi. Konuyla ilgili aklı selim sahibi halkla ilişkilercilerin çıkıp birkaç satır yazacağını umarak bekledim ama kimse bu konuda anlamlı açıklamalarda bulunmayınca da (ya da ben takip edememişimdir) bir kaç satır yazmak farz oldu.
Kurum içi PR, kurum dışı PR ile çatışır mı? Ya da her iki kavram birbirini dışlar mı?
Önce peşinen söyleyelim: Kurum içi PR departmanları ile iletişim danışmanlığı firmaları hiçbir zaman birbirinin alternatifi değildir. Sonra da nedenini açıklayalım: her kurumun iletişim ihtiyaçları farklılık gösterir. Pazarlama ihtiyaçları; Firmaların içinde bulundukları sektör, sektörün büyüklüğü, hedef kitlenin yapısı, firmanın rakiplerine göre pozisyonu, firmanın büyüklüğü, firmanın mali yapısı, pazarlama bütçeleri gibi objektif kriterlerle farklılaşırken bir yandan da firmanın yönetsel gelenekleri, hissedar yapısı, kurumsallaşma düzeyi, sermayenin iletişime verdiği önem gibi sübjektif kriterlerle de belirlenir. İşte bu özgün koşullar PR için ayrılan bütçeleri ve iletişimin yoğunluğunu belirlerken, bir yandan da firmanın bu süreci yönetirken ne derece dışarıdan destek alacağını şekillendirir.
Firma büyür PR ihtiyacı doğar firma içinde bir kadro mutlaka bu sorumluluğu üzerine almıştır ama yetersiz kalmaya başlar. Bir PR ajansı ile anlaşılır. Firma daha çok büyür. firma içinde daha uzman iletişimcilere ihtiyaç duyulur. Firma daha çok büyür firma kendi içinde PR birimi kurmuş ve iletişim ihtiyaçları farklılaşmış çoğalmış ve özelleşmiştir, firma PR bölümü dışarıdan da destek alır. Her şeyi kendi içinde çözmeyi hedefleyen firmalar bile özelleşmiş konularda başarılı olmak için dışarıdan destek almak durumundadır. İletişim ile ilgili her şeyi PR ajansları aracılığıyla yürütmeyi hedefleyen firmalar da koordinasyon gibi pratik gerekliliklerden ötürü kendi bünyelerinde iletişim uzmanı barındırmak durumundadır.
Kurum içi PR için ayrılan bütçe ile PR ajanslarına ayrılan bütçe arasındaki ilişkide bile taraf olunmasını anlamsız buluyorum.
Bence bu konuda incelenmesi gereken ve ülkemizde Halkla ilişkilerin geleceğini de belirleyebilecek önemli husus, Kurum içi iletişimciler ile PR ajansları arasındaki ilişki dinamiğidir.

Şirketin kurumsal iletişim stratejilerinin kurum içinde belirlenmesi gerektiğini ve PR ajanslarının -gerekiyorsa- bu stratejilerin uygulanmasına destek vermek için yer almasının doğru olduğunu düşünüyorum.