İKİNCİ FIRSAT YOK

rhody.jpgHayatımız krizlerle başetmenin yollarını aramakla geçiyor ne yazıkki. Ekonomik krizler, siyasi krizler, ailevi krizler… Bir de mikro ölçekte şirketimizin karşı karşıya olabileceği krizler var ki bunlarla ancak hazırlıklı olabilirsek başa çıkabiliriz. Ron Rhody, CEO’nun Oyun Kitabı adlı eserinde iş dünyasında oluşan krizler için bazı ilkeler veriyor. Türk iş dünyasının da bunlardan ders alması gerekiyor. Çünkü ülkemizde krizle başetmenin yolu neredeyse sadece iyi halkla ilişkiler stratejisi (!) uygulamaktan geçtiğine inanılır hale geldi. Oysa halkla ilişkiler iletişim için sadece bir araç. Asıl olması gerekense yöneticilerin krizden haberdar olmaları ve krizi atlatmak için gerekli vizyona sahip olmaları. Vizyon varsa zaten iyi halkla ilişkiler stratejisi oluşacaktır. İşte Rhody’nin ilkeleri:
Hazır olun. İşler düz gidiyormuş gibi görünse de tersine hazır olun. Yani varsayın.
Gerçeklere Ulaşın. Bazen, yapılacak işlerin en zoru, sorunun gerçekten ne olduğunu araştırıp ortaya çıkarmaktır. Bir krizle etkin olarak başa çıkabilmek için şunları bilmek zorundasınız: (1) ne oldu; (2) neden oldu; (3) bu konuda şu anda ne yapılıyor; (4) seçenekleriniz nelerdir?
Bilgi akışını denetim altına alın. Her türlü bilginin toplanmasını ve dağıtılmasını merkezileştirin.
Girişimi siz başlatın. Başkalarının olayı eşelemesine meydan vermeden öyküyü, olabildiğince hızlı bir biçimde kendiniz bulup ortaya çıkarın. Ona ilk siz ulaşırsanız, gereksiz spekülasyonlara, yanlış kavramalara ya da yanlış bilgilendirmelere olanak vermeden, doğru anlaşılması için mükemmel bir fırsat yakalamış olursunuz.
Bildiklerinizi, öğrendiğiniz anda söyleyin. Her türlü ayrıntıya ulaşıncaya kadar beklemeyin. Olaylar çok hızlı gelişir. Tam o anda bütün bilgiler elinizde bulunmadığı için belirtmek istediklerinizi belirtme fırsatını kaçırırsanız, o fırsat da sonsuza kadar ceos.jpgelinizden kaçmış olacaktır. Bilgilerin değişip durmakta olması sizi endişelendirmesin. Çevrenizdeki insanların şu tutumu edinmelerini sağlayın: “Şimdilik bildiklerimiz bu kadar. Daha sonra başka bilgiler gelebilir. Gelirse, hemen size ulaştıracağız.”
 Bütün kötü haberleri olabildiğince çabuk açıklayın. Her şeyi art arda dizmek için beklemeyin. Uzatılmış bir öykü, sizi bin yerinizden bıçaklanarak yavaş yavaş ölme riski içine atar.
Her şeyi dosdoğru anlatın. Sözcünüzün dolambaçlı yollardan gitmesine ya da acayip ayak oyunları yapmasına izin vermeyin.

 Sorunu gidermek için hangi adımların atılmakta olduğunu, insanların olabildiğince çabuk ve geniş kapsamlı olarak öğrenmelerini sağlayın. Ve durumu onlara anlatmaya devam edin.

Öyküyü, elemanlarınıza siz anlatın. Sorunu, onlara kendi sözcüklerinizle aktarın ve durum devam ettiği sürece bunu yapmayı sürdürün. Elemanlarınız iletişimde olmanız gereken ilk noktadır. Onların olayları medyadan öğrenmelerine fırsat vermeyin. Aynı gemidesiniz, unutmayın.
Doğru olan şeyi yapmaya çalışın. Her türlü hasar denetim durumunda bu, canalıcı önemdedir; gerçekten doğru, sorumlu ve hakça olanı yapmaya çalışıyorsanız, kuşkunun getireceği zararlardan kurtulmanın yararını görür ve destek bulursunuz.

Kriz yönetiminin ve hasar denetiminin Altın Kural’ı şudur: Krizi önleyin. Bu adım, olaydan önce atılır, sonra değil. Bu, şirketin yapmayı planladığı şeyin getireceği sonuçları tam olarak anlama ve o eylemleri, elemanlarınız açısından sorumlu ve anlaşılabilir kılmak için gereken adımları atma meselesidir.
 

Not: Activeline Dergisi Ekim 2006’da yayımlanmıştır.

“İKİNCİ FIRSAT YOK” için 0 Yorum yapılmış.


  1. Yorum Yapılmamış

Yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.




        


RSS PR notu | Halkla ilişkilerde ölçümleme

  • Fuar başarısını ölçümlemek
    Fuarlar, günümüz rekabet koşullarında etkili pazarlama ilişkilerini yakalama, güçlü satış grafiği yaratma, geleceğe yönelik ticari ilişkiler kurma veya geliştirme gibi katılımcılara birçok fırsat sunar.  Başarılı sonuçlar elde etme açısından oldukça kapsamlı bir çalışma gerektiren fuarlar, halkla ilişkilerin önemli araçlarından biridir. …Sonraki Sayfa » […]
  • Barselona deklerasyonu ya da İlk uluslararası PR ölçümleme standartları
    Halkla ilişkilerde ölçümleme önemli bir problem teşkil etmekte. Hali hazırda kullanılan ölçümleme metotlarının özellikle reklam eşdeğerin doğru ve kaliteli sonuçlar vermesi konusunda sektörde ciddi görüş ayrılıkları söz konusu. Bu muallâklık sadece Türkiye’deki değil tüm dünyada ki araştırmacılar için geçerlidir. Cem …Sonraki Sayfa » […]
  • Halkla ilişkilerde ölçümleme süreci
    […]
  • Sponsor olduk, peki amacımıza ulaştık mı?
    Sponsorluklar en karmaşık süreçlere sahip iletişim faaliyetlerinin başında gelir. Bu süreç önce kapsamlı ve çok boyutlu araştırmalarla başlar.  Bu veriler ışığında sponsorluk alanı belirlenir ve süreç planlanır. Nihayetinde sponsorluk gerçekleştirilir. peki bu kadar mı? Elbette hayır! Belki de her şey …Sonraki Sayfa » […]
  • KSS projelerinin ölçümlenmesi
    Ölçümleme halkla ilişkilerin belki de en çok tartışılan aşamalarından biri olmuştur. Bu durum Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projeleri için de değişmemekte. Kimi yazarlar KSS projelerinin etkinliğinin ölçümlenmesinin zor olduğunu söylemektedir (Miller, Ahrens, vg). Bu görüşe sahip yazarlar çoğunlukla KSS projeleri …Sonraki Sayfa » […]
  • İnternette yer alan haberlerimizin hedef kitlemiz üzerindeki etkilerini ölçümleyebilir miyiz?
    İnternet üzerinde yer alan haberlerimizi elbette ki ölçümleyebiliriz. Unutmayalım ki ölçümlenemeyen hiçbir durumda faydadan söz edilemez. İnternet üzerinde yayınlanmış olan haberlerin ölçümlenmesinde de klasik mecralarda olduğu gibi kalitatif ve kantitatif olmak üzere iki kriter mevcuttur. Kalitatif kriterimiz haberlerin hedef kitlemizde …Sonraki Sayfa » […]
  • Halkla ilişkiler ölçümlemesinde yeni bir model : PRSMR
    PRSMR yaklaşık bir ay önce duyurulduğunda halkla ilişkilerciler tarafından heyecanla karşılandı. Kurumlar ve PR ajansları PRSMR’ın detaylarını biran önce öğrenebilmek için hem Era hem de Vedea’dan oldukça yoğun randevu talepleri oldu. Her iki kurumunda takvimleri oldukça sıkışık durumda. Bu durum aslında …Sonraki Sayfa » […]
  • Neden küresel ekonomik kriz ortamında iletişimi kesmeliyiz?
    Eğer küresel ekonomik krizi bahane edip iletişiminizi ölçümlemiyorsanız, iletişiminizi kesmenizde fayda var. Ali Saydam her fırsatta Sir Ian Vallance’dan ödünç aldığı şu sözü söyler “ölçmüyorsan yapma” çok da doğru söyler, ölçmüyorsan yapma… Aslında iletişim ile ilgili hemen herkesin bildiği bir …Sonraki Sayfa » […]
  • Halkla ilişkilerde ölçümlemenin tarihi
    Halkla ilişkiler pazarlamanın en önemli bileşenidir. Halkla ilişkiler yöntemleriyle hedef kitlenin kurum ya da ürün hakkındaki düşünceleri değiştirilebilir, tüketici davranış ve alışkanlıklarına etki edilebilir, hissedarların firmaya dair beklentileri şekillendirilebilir, çalışanların motivasyonları artırılabilir. Sağlanan bu faydalardan söz edebilmek için ö […]
  • Halkla ilişkilerde CPM
      CPM(Cost Per Thousand-her 1000 kişi başına maliyet), hedef kitlemizden 1.000 kişiye erişim sağlamak için katlandığımız bedeli ifade eder. Ya da başka bir değişle Hedef kitlemizden 1.000 kişiye erişim sağlamanın maliyetidir. CPM Günümüzde pazarlamacılar için reklam, sponsorluk ve etkinlik projelerini …Sonraki Sayfa » […]