Etik Olmayan Hangisi?

Etik Olmayan Hangisi?“Etik” sadece Türkiye’de değil, tüm iş dünyasının gündeminin en üst sıralarında yer alan konuların başında geliyor. Türk Dil Kurumu, sıfat olarak  kavramı “Ahlaki, ahlakla ilgili” olarak tanımlıyor.

Güncel bilgi kaynağı Vikipedi’de ise daha kapsamlı bir anlatım var.

Etik veya en yalın tanımıyla töre bilimi. Etik terimi Yunanca ethos yani “töre” sözcüğünden türemiştir. Aksiyoloji dalı olan etik, felsefenin dört ana dalından biridir. Yanlışı doğrudan ayırabilmek amacıyla ahlâk kavramının doğasını anlamaya çalışır. Etiğin batı geleneği zaman zaman ahlâk felsefesi olarak da anılmıştır. Türkçe ahlâk bilimi olarak da anıldığı olmuştur. Ayrıca Türkçe’de etik sözcüğü ahlak sözcüğü ile eş anlamlı olarak da kullanılır.

İnsan davranışının etiksel temelleri her sosyal bilime yansır: antropolojide bir kültürün bir diğeriyle ilişkilendirilmesinde yer alan karmaşıklıklar yüzünden, ekonomide kıt kaynakların paylaştırılmasını içerdiği için, politika biliminde (siyaset bilimi) gücün tahsisindeki rolü nedeniyle, sosyolojide grupların dinamiklerinin köklerindeki yeri itibariyle, hukukta etik yapıların ilke ve kanunsallaştırılması nedeniyle, kriminolojide etik davranışı öven etik olmayan davranışı kötüleyen hali ve psikolojide de etik olmayan davranışı tanımlayış, anlayış ve tedavi edici rolüyle mevcuttur.”

İş hayatımızın her bir sürecinde özellikle de karar aşamalarında vicdanlar ile uygulamalar arasındaki çelişkili durumlarda  davranışların “Etik” boyutu tartışmaya gelmektedir.

Önümüzdeki dönemde yürürlüğe girmesi beklenen yeni Türk Ticaret Kanunu’nun özel bölümlerinden birisi olan “Kurumsal Yönetim İlkeleri” ile ilgili maddelerin, “etik” kavramının anlamını güçlendireceği açıkça görülmektedir. Çünkü, bu ilkelerin birinci maddesi olan “adil olmak” bizatihi içinde etik kavramının bulunduğu bir olguyu yansıtmaktadır.

Ne etikdir, ne değildir?  Örneğin rüşvet vermek bazı ülkelerde etik bir davranış değildir. Ama, üretimi; gümrükten çekemediği hammaddeler nedeniyle durma aşamasına gelmiş ve rüşvet vermediği için rekabet karşısında sahadan yenik ayrılmak durumunda kalacak olan bir üretici firma için bu davranışın “etik” boyutu nasıl sorgulanacaktır?

Yıllar önce, Procter & Gamble firması, Latin Amerikan ülkelerinden birinde hazırlıklarını tamamladığı bir yatırımını, rüşvet istendiği nedeniyle durdurmuş ve bu anlamda şirketin etik ilkeler politikasını; yapacağı yatırım ve bunun sonucu gelecek olan kazancın üzerinde bir yere konumlandırdığını ortaya koymuştur.

BP şirketinin 2005 yılında 252 kişiyi şirketin etik kurallarına aykırı hareket etmeleri nedeniyle işten çıkartması, şirketin özellikle yatırımcılar nezdinde güven tazelemesini sağlamıştır.

Kültürel farklılıklar, neyin etik neyin etik olmayan davranış olduğunu ortaya koyan temel gösterge olduğundan işin içinden çıkmak o kadar kolay değildir. Evrensel etik tarif edilmemiştir. Daha doğrusu başlıkları vardır ancak, davranışlara indirgendiğinde kültürel farklılıklar beraberinde bir etik tartışmasını gündeme getirmektedir.

Örneğin, az gelişmiş ülkelerde yatırım yapmış ve burada ‘expatriate’ (kendi vatanından başka bir ülkede görev alıp, buraya yerleşen kişi) konumunda yönetici çalıştıran şirketler, aynı konumdaki yerli yöneticilere oranla daha fazla maaş ve sosyal hak ödemek durumunda kalmaktadırlar. Bu etik midir, değil midir?

Yine uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren şirketlerin yerel yasalar ve yönetmeliklerden kaynaklanan uygulamalar ile kendi etik kuralları arasında sıkışıp kaldığı çok sık görülmektedir.

Batılı ülkelerdeki şirketlerde özellikle Enron faciası sonrası, organizasyon içinde “bağımsız” konumda “Etik komitelerinin” oluşturulduğunu görmekteyiz. Komitelerin raporları, özellikle yatırımcılar tarafından yakından izlenmektedir. Bu raporlar, şirketlerin toplam performanslarının bir parçası olarak kabul edilmektedir. Etik Komitelerinin işleyişi, gündemi ve başvuruları sonuçlandırmaktaki başarısı bir anlamda fazladan iş yükü gibi algılansa da; bu komiteler gerçekte, şirketin kapısına kilit vurmasına neden olabilecek konuların sorun haline dönüşmeden çözümlenmesine yönelik bir sürecin içinde “sigorta” görevini üstlenmektedirler.
not: Bu yazı, İşveren Dergisi aralık 2006 sayısında yayınlanmıştır

“Etik Olmayan Hangisi?” için 0 Yorum yapılmış.


  1. Yorum Yapılmamış

Yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.




        


RSS PR notu | Halkla ilişkilerde ölçümleme

  • Fuar başarısını ölçümlemek
    Fuarlar, günümüz rekabet koşullarında etkili pazarlama ilişkilerini yakalama, güçlü satış grafiği yaratma, geleceğe yönelik ticari ilişkiler kurma veya geliştirme gibi katılımcılara birçok fırsat sunar.  Başarılı sonuçlar elde etme açısından oldukça kapsamlı bir çalışma gerektiren fuarlar, halkla ilişkilerin önemli araçlarından biridir. …Sonraki Sayfa » […]
  • Barselona deklerasyonu ya da İlk uluslararası PR ölçümleme standartları
    Halkla ilişkilerde ölçümleme önemli bir problem teşkil etmekte. Hali hazırda kullanılan ölçümleme metotlarının özellikle reklam eşdeğerin doğru ve kaliteli sonuçlar vermesi konusunda sektörde ciddi görüş ayrılıkları söz konusu. Bu muallâklık sadece Türkiye’deki değil tüm dünyada ki araştırmacılar için geçerlidir. Cem …Sonraki Sayfa » […]
  • Halkla ilişkilerde ölçümleme süreci
    […]
  • Sponsor olduk, peki amacımıza ulaştık mı?
    Sponsorluklar en karmaşık süreçlere sahip iletişim faaliyetlerinin başında gelir. Bu süreç önce kapsamlı ve çok boyutlu araştırmalarla başlar.  Bu veriler ışığında sponsorluk alanı belirlenir ve süreç planlanır. Nihayetinde sponsorluk gerçekleştirilir. peki bu kadar mı? Elbette hayır! Belki de her şey …Sonraki Sayfa » […]
  • KSS projelerinin ölçümlenmesi
    Ölçümleme halkla ilişkilerin belki de en çok tartışılan aşamalarından biri olmuştur. Bu durum Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projeleri için de değişmemekte. Kimi yazarlar KSS projelerinin etkinliğinin ölçümlenmesinin zor olduğunu söylemektedir (Miller, Ahrens, vg). Bu görüşe sahip yazarlar çoğunlukla KSS projeleri …Sonraki Sayfa » […]
  • İnternette yer alan haberlerimizin hedef kitlemiz üzerindeki etkilerini ölçümleyebilir miyiz?
    İnternet üzerinde yer alan haberlerimizi elbette ki ölçümleyebiliriz. Unutmayalım ki ölçümlenemeyen hiçbir durumda faydadan söz edilemez. İnternet üzerinde yayınlanmış olan haberlerin ölçümlenmesinde de klasik mecralarda olduğu gibi kalitatif ve kantitatif olmak üzere iki kriter mevcuttur. Kalitatif kriterimiz haberlerin hedef kitlemizde …Sonraki Sayfa » […]
  • Halkla ilişkiler ölçümlemesinde yeni bir model : PRSMR
    PRSMR yaklaşık bir ay önce duyurulduğunda halkla ilişkilerciler tarafından heyecanla karşılandı. Kurumlar ve PR ajansları PRSMR’ın detaylarını biran önce öğrenebilmek için hem Era hem de Vedea’dan oldukça yoğun randevu talepleri oldu. Her iki kurumunda takvimleri oldukça sıkışık durumda. Bu durum aslında …Sonraki Sayfa » […]
  • Neden küresel ekonomik kriz ortamında iletişimi kesmeliyiz?
    Eğer küresel ekonomik krizi bahane edip iletişiminizi ölçümlemiyorsanız, iletişiminizi kesmenizde fayda var. Ali Saydam her fırsatta Sir Ian Vallance’dan ödünç aldığı şu sözü söyler “ölçmüyorsan yapma” çok da doğru söyler, ölçmüyorsan yapma… Aslında iletişim ile ilgili hemen herkesin bildiği bir …Sonraki Sayfa » […]
  • Halkla ilişkilerde ölçümlemenin tarihi
    Halkla ilişkiler pazarlamanın en önemli bileşenidir. Halkla ilişkiler yöntemleriyle hedef kitlenin kurum ya da ürün hakkındaki düşünceleri değiştirilebilir, tüketici davranış ve alışkanlıklarına etki edilebilir, hissedarların firmaya dair beklentileri şekillendirilebilir, çalışanların motivasyonları artırılabilir. Sağlanan bu faydalardan söz edebilmek için ö […]
  • Halkla ilişkilerde CPM
      CPM(Cost Per Thousand-her 1000 kişi başına maliyet), hedef kitlemizden 1.000 kişiye erişim sağlamak için katlandığımız bedeli ifade eder. Ya da başka bir değişle Hedef kitlemizden 1.000 kişiye erişim sağlamanın maliyetidir. CPM Günümüzde pazarlamacılar için reklam, sponsorluk ve etkinlik projelerini …Sonraki Sayfa » […]