‘Boş küpe yapmayalım’ arkadaşlar!

boskupe1.gifTürkiye’nin son günlerdeki hareketli gündeminde iletişim sektöründen ne ses duyduğumuzu bir düşünmekte yarar var.
Ortalığı toz duman götürüyor; ne Reklamverenler Derneği’nden, Reklamcılar Derneği’nden bir haber var; ne TÜHİD’den, İDA’dan, Araştırmacılar Derneği’nden ne de Türkiye’nin geleceğine yönelik olup bitenden ilk aşamada etkilenecek olan iletişim sektörünün herhangi bir temsilcisinden…
Sonra da kalkıp, “Biz sivil toplum örgütüyüz! Baskı grubuyuz!” diye ‘pozisyon almaya’ çalışırlar…
Sanki bizim iletişim sektörü Türkiye’de yaşamıyormuş gibi… Tık yok…
Yargıtay Başsavcısı Anayasa Mahkemesi’ne Ak Parti’nin kapatılması için başvuruyor, tık yok… 83 yaşındaki İlhan Selçuk’u sabaha karşı gözaltına alıp saatlerce sorguluyorlar, yine tık yok…
YÖK konusu bizim STK’ları hiç ilgilendirmez… Başka STK’lar ilgilensin YÖK’le… Bizim iletişim fakülteleriyle ne ilişkimiz olabilir ki, değil mi? İletişim fakültesi mezunlarının sektördeki oranı %10’larda sürünüyormuş, eğitim kalitesi yeterli değilmiş; kime ne?


Staj programları hem medyada hem de ajansların cenahında neredeyse insan hakları ihlali boyutuna gelmiş, ne gam? Bunlar da başka STK’ların konusu olmalı…
Diyecekler ki, “Kardeşim bizimkisi STK ama daha çok üyelerinin çıkarlarıyla uğraşan, Anglo Saksonların ‘Interest Group’ dedikleri türden ‘çıkar grupları’… Senin söylediğin şeylere takılmazlar ki!..”
Değil ya… Bir an için diyelim ki, iddia doğru!… Ülkenin siyasi ve toplumsal sorunları bizim sektör örgütlerimizin umurlarında değil; varsa yoksa sektörel çıkarlar…
Değil ya… Diyelim ki ‘Değer Önermesi’ (Value Proposition) bu…
Peki o zaman nerede uluslararası mesleki standartlarını savunmak, UMS’yi (uluslararası –şeffaf- muhasebe sistemini) sektöre uygulatma mücadelesi vermek? Nerede Birleşmiş Milletler’in desteklediği ‘Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni (Global Compact) imzalamaya ve o kurallara uymaya sektörü davet etmek; bunlara uymayanları teşhir etmek; ihale ve konkurların ancak bu standartlara uyan kuruluşlar arasında yapılmasını savunmak… Yani adam gibi STK olmak…
Benim iletişim sektörüm, demokrasi, insan hakları, hukuk devleti, Kıbrıs, Irak Savaşı, Kuzey Irak Krizi, Avrupa Birliği konusunda ne düşünüyor? Ne düşündüğünü hangi yayın veya yayınlarından ifade ediyor?..
Yoksa benim sektörüm hiçbir şey düşünmemesi gerektiğini mi düşünüyor?..
Sonra benim sektörüm kalkıp müşterilerine KURUMSAL VATANDAŞLIK’tan; KURUMSAL VE SOSYAL SORUMLULUK’tan söz ediyor…
Anneannemiz “Boş küpe yapmayın!” derdi… Ne kadar doğru söylermiş…

not: bu makale 1 nisan 2008 tarihli Marketing Türkiye Dergisinde yayınlanmıştır.

“‘Boş küpe yapmayalım’ arkadaşlar!” için 0 Yorum yapılmış.


  1. Yorum Yapılmamış

Yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.




          

RSS PR notu | Halkla ilişkilerde ölçümleme

  • Barselona deklerasyonu ya da İlk uluslararası PR ölçümleme standartları
    Halkla ilişkilerde ölçümleme önemli bir problem teşkil etmekte. Hali hazırda kullanılan ölçümleme metotlarının özellikle reklam eşdeğerin doğru ve kaliteli sonuçlar vermesi konusunda sektörde ciddi görüş ayrılıkları söz konusu. Bu muallâklık sadece Türkiye’deki değil tüm dünyada ki araştırmacılar için geçerlidir. Cem İlhan bir makalesinde; “ kabul etmek gere […]
  • Halkla ilişkilerde ölçümleme süreci
    […]
  • Sponsor olduk, peki amacımıza ulaştık mı?
    Sponsorluklar en karmaşık süreçlere sahip iletişim faaliyetlerinin başında gelir. Bu süreç önce kapsamlı ve çok boyutlu araştırmalarla başlar.  Bu veriler ışığında sponsorluk alanı belirlenir ve süreç planlanır. Nihayetinde sponsorluk gerçekleştirilir. peki bu kadar mı? Elbette hayır! Belki de her şey yeni başlıyor Sıra geldi son aşama olan ya da bir sonraki […]
  • KSS projelerinin ölçümlenmesi
    Ölçümleme halkla ilişkilerin belki de en çok tartışılan aşamalarından biri olmuştur. Bu durum Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projeleri için de değişmemekte. Kimi yazarlar KSS projelerinin etkinliğinin ölçümlenmesinin zor olduğunu söylemektedir (Miller, Ahrens, vg). Bu görüşe sahip yazarlar çoğunlukla KSS projeleri ile işletmelerin kârlılığı arasında doğrud […]
  • İnternette yer alan haberlerimizin hedef kitlemiz üzerindeki etkilerini ölçümleyebilir miyiz?
    İnternet üzerinde yer alan haberlerimizi elbette ki ölçümleyebiliriz. Unutmayalım ki ölçümlenemeyen hiçbir durumda faydadan söz edilemez. İnternet üzerinde yayınlanmış olan haberlerin ölçümlenmesinde de klasik mecralarda olduğu gibi kalitatif ve kantitatif olmak üzere iki kriter mevcuttur. Kalitatif kriterimiz haberlerin hedef kitlemizde kurumumuzun ya da ma […]

RSS PR Planlama

  • Halkla ilişkilerde başarının sırları!
    Halkla ilişkilerHalkla ilişkilerde Başarıya koşarken nelere ihtiyacınız var? Elbette halkla ilişkilerde başarının ön koşulu, halkla ilişkilerin bütün aşamalarında titiz davranmak ve gerekleri yerine getirmektir. Halkla ilişkilerde başarıya koşarken ihtiyacını olan bilgileri özetle size hatırlatmayı amaçlayan kısa bir sunum hazırladık. Umarım işinize yarar. […]
  • Zorlu ama fırsatlarla dolu bir ekonomik ortamda PR uzmanlarına öğütler
    Etkisi artarak devam eden küresel ekonomik kriz, yerel boyutta da finansman ve kredi sıkıntısını beraberinde getirdi. Ekonomideki daralma, müşterinin bütçesinde, pazarlama iletişimi kaleminde kısıntılara gitmesine yol açarken birçok proje de daha başlamadan bitti. Peki, yaşanan bu kriz süreci kurum ve sektör adına, yetişmiş elemanların sektöre kazandırılması […]
  • Etkinlik planlamasının saçayağı
    Etkinlik planlamak için yola çıktığımızda bizi başarıya taşıyacak üç temel unsuru inceleyelim. Kurumun; misyonunun, vizyonunun, ilkelerinin ve hedeflerinin belirlenmesi Etkinlik planlamanın ilk şartı, kurumun, misyonunu, vizyonunu, ilkelerini, amaçlarını ve hedeflerinin belirlenmiş olup olmadığını kontrol etmektir. Bir eksik varsa tamamlamalı yanlış varsa do […]
  • Küresel ekonomik kriz ortamında stratejik iletişim planı hazırlamanın 6 altın kuralı
    Küresel ekonomik kriz ve krizle ilgili ardı ardına gelen haberler, herkesi ve bütün işletmeleri tedirgin etmeyi hatta paniğe sürüklemeyi başardı. Oysa biliyoruz ki bu dönemi en az hasarla atlatmanın ilk kuralı soğukkanlı davranmak. Planlama, kriz ve resesyon gibi olağandışı durumlarda önemi bir kez daha artan yönetim fonksiyonudur. Şimdi kararlar almak ve bu […]
  • Planlama yapmak ya da körebe oynamak
    Gözleriniz kapalı hedefinizi yakalayabilir misiniz? Planlama yapmadan hareket etmek, gözler kapalı hedefe koşmakla gibidir. Körebe oynamak çok eğlencelidir elbette fakat iş dünyasında bu oyun size büyük kayıplar getirebilir. Bu kayıpların olmaması için planlamaya önem vermeli yani gözlerimizi açık tutmalıyız. Önlenebilir risklere girmenin anlamı var mı? Bu k […]