Altın Balık İlkesi

Yaşam alanı konusunda belleği olmayan bir tropik balık türü vardır. Belki de bunun nedeni, bu balığın genellikle açık denizlerde yaşamasıdır; açık denizlerde belirli bir yaşam alanının fazla önemi yoktur; bu balık nerede yüzerse yüzsün, daha önce yüzmüş olduğu yeri tanıyamaz. Böyle bir balığın küçücük bir akvaryum içinde, hiç sıkılmadan sonsuza dek dönüp durabileceğini düşünebiliriz. Gördükleri, her seferinde onun için yeni olacaktır. Kulağa gülünç gelse de Altın Balık İlkesi, aslında pek çok şirket –müşterileri kendileriyle ne kadar sık iş yaparsa yapsın onları hatırlamayı beceremeyen şirketler– için de geçerlidir. Altın Balık İlkesi’ni izleyerek iş yapmak, müşterinin güvenini kazanmak için girişilen en etkili çabaları bile çökertir. İşte çok basit, ama çoğu zaman her birimizin karşılaştığı bir örnek.

 

The Experience Economy adlı kitabın yazarlarından biri olan Joe Pine, bir keresinde Atlanta’da işadamlarının kaldığı bir otelde dört günlük yer ayırtmış. İlk akşam odasına çekildiğinde, sabah kendisini telefonla uyandırmalarını istemek için resepsiyonu aramış; resepsiyondaki görevli kendisini “özel hizmet” teklifiyle karşılamış. Sabahleyin uyandırıldıktan sonra odasına ücretsiz bir kahve ile gazete getirilmesini de ister miymiş? Bay Pine, çayı tercih etmiş. Resepsiyon görevlisi “Elbette,” diye yanıt vermiş; Pine New York Times’ı mı, Atlanta Journal-Constitution’ı mı tercih edermiş? Pine, kendisine Wall Street Journal getirip getiremeyeceklerini sormuş. Görevli bir kez daha “Elbette,” diye yanıt vermiş. Sabahleyin her şey Pine’ın istediği gibi olmuş.

 

İkinci gece Pine, sabah uyandırılmak için resepsiyonu bir kez daha aramış; görevli de ona bir kez daha özel hizmeti önermiş. Sabahleyin uyandırıldıktan sonra odasına bir kahve ile gazete getirilmesini ister miymiş? Pine, “Hayır,” demiş, “çayı tercih ederim.” “Peki efendim,” diye yanıt vermiş görevli; “New York Times’ı mı, Atlanta Journal-Constitution’ı mı tercih edersiniz?” Üçüncü ve dördüncü akşamlar da aynı şey yaşanmış.

 

Peki, müşteri açısından bakıldığında, bu otelin sunduğu “özel hizmet”in tam olarak neresi “özel”dir? Bu hizmet iyi niyetli bir çabadır; amacı da iyi bir “müşteri hizmeti” sunmaktır, ama bu çaba hiçbir ilişki değeri taşımaz. Alın size, görünüşte yeni müşteri fırsatlarıyla dolu bir altın balık akvaryumunda döne döne yüzüp duran bir şirket daha!

 

Bu tür bir durum gerçekte müşteri güvenini aşındırır. Bu müşteriye verilen mesaj, otelin kendisine değer verdiğini her gece göstermesine karşın, onunla kurdukları ilişkiye, onu üst üste iki akşam dahi hatırlayamayacak ölçüde az değer verdiğidir.
 

“Eski Pazarlama”da, Altın Balık İlkesi temel alınır. Veritabanı kullanmayan, CRM’den haberdar olmayan şirketlerin hepsi Atlanta’daki otel gibi davranıyor, bir birey olarak müşterilerinin varlığından habersiz kalmayı sürdürüyorlar. “Yeni Pazarlama” şirketleri bile –hatta müşteri veritabanı olanlar bile– çoğu zaman müşterilerinden habersiz görünüyor. Örneğin American Online’ı ele alalım. AOL aboneliğine son vermeye çalışmış olan herkesin, bunun ne denli zor bir iş olduğuna ilişkin anlatacak iyi bir öyküsü vardır. Telefon yoluyla şirkete ulaşmak yeterince zordur; ama daha sonra hizmeti sonlandırma işi çoğunlukla yarım saat, hatta daha da uzun sürer. Bir abone, kardeşinin öldüğünü bildirmek için telefon ettikten sonra bile, AOL hizmet temsilcisinin kendisini, kardeşinin hesabını kullanmaya devam etmesi için ikna etmeye çalıştığından şikayet etmiş! Bizde de CINE5 aboneliğini sonlandırmak aynı zorluğu taşımıyor muydu?
 

Kaynak: Return on Customer – Don Peppers ve Martha Rogers

 

Activeline Dergisinin Aralık 2006 sayısında yayımlanmıştır.

“Altın Balık İlkesi” için 0 Yorum yapılmış.


  1. Yorum Yapılmamış

Yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmanız gerekiyor.




          

RSS PR notu | Halkla ilişkilerde ölçümleme

  • Barselona deklerasyonu ya da İlk uluslararası PR ölçümleme standartları
    Halkla ilişkilerde ölçümleme önemli bir problem teşkil etmekte. Hali hazırda kullanılan ölçümleme metotlarının özellikle reklam eşdeğerin doğru ve kaliteli sonuçlar vermesi konusunda sektörde ciddi görüş ayrılıkları söz konusu. Bu muallâklık sadece Türkiye’deki değil tüm dünyada ki araştırmacılar için geçerlidir. Cem İlhan bir makalesinde; “ kabul etmek gere […]
  • Halkla ilişkilerde ölçümleme süreci
    […]
  • Sponsor olduk, peki amacımıza ulaştık mı?
    Sponsorluklar en karmaşık süreçlere sahip iletişim faaliyetlerinin başında gelir. Bu süreç önce kapsamlı ve çok boyutlu araştırmalarla başlar.  Bu veriler ışığında sponsorluk alanı belirlenir ve süreç planlanır. Nihayetinde sponsorluk gerçekleştirilir. peki bu kadar mı? Elbette hayır! Belki de her şey yeni başlıyor Sıra geldi son aşama olan ya da bir sonraki […]
  • KSS projelerinin ölçümlenmesi
    Ölçümleme halkla ilişkilerin belki de en çok tartışılan aşamalarından biri olmuştur. Bu durum Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projeleri için de değişmemekte. Kimi yazarlar KSS projelerinin etkinliğinin ölçümlenmesinin zor olduğunu söylemektedir (Miller, Ahrens, vg). Bu görüşe sahip yazarlar çoğunlukla KSS projeleri ile işletmelerin kârlılığı arasında doğrud […]
  • İnternette yer alan haberlerimizin hedef kitlemiz üzerindeki etkilerini ölçümleyebilir miyiz?
    İnternet üzerinde yer alan haberlerimizi elbette ki ölçümleyebiliriz. Unutmayalım ki ölçümlenemeyen hiçbir durumda faydadan söz edilemez. İnternet üzerinde yayınlanmış olan haberlerin ölçümlenmesinde de klasik mecralarda olduğu gibi kalitatif ve kantitatif olmak üzere iki kriter mevcuttur. Kalitatif kriterimiz haberlerin hedef kitlemizde kurumumuzun ya da ma […]

RSS PR Planlama

  • Halkla ilişkilerde başarının sırları!
    Halkla ilişkilerHalkla ilişkilerde Başarıya koşarken nelere ihtiyacınız var? Elbette halkla ilişkilerde başarının ön koşulu, halkla ilişkilerin bütün aşamalarında titiz davranmak ve gerekleri yerine getirmektir. Halkla ilişkilerde başarıya koşarken ihtiyacını olan bilgileri özetle size hatırlatmayı amaçlayan kısa bir sunum hazırladık. Umarım işinize yarar. […]
  • Zorlu ama fırsatlarla dolu bir ekonomik ortamda PR uzmanlarına öğütler
    Etkisi artarak devam eden küresel ekonomik kriz, yerel boyutta da finansman ve kredi sıkıntısını beraberinde getirdi. Ekonomideki daralma, müşterinin bütçesinde, pazarlama iletişimi kaleminde kısıntılara gitmesine yol açarken birçok proje de daha başlamadan bitti. Peki, yaşanan bu kriz süreci kurum ve sektör adına, yetişmiş elemanların sektöre kazandırılması […]
  • Etkinlik planlamasının saçayağı
    Etkinlik planlamak için yola çıktığımızda bizi başarıya taşıyacak üç temel unsuru inceleyelim. Kurumun; misyonunun, vizyonunun, ilkelerinin ve hedeflerinin belirlenmesi Etkinlik planlamanın ilk şartı, kurumun, misyonunu, vizyonunu, ilkelerini, amaçlarını ve hedeflerinin belirlenmiş olup olmadığını kontrol etmektir. Bir eksik varsa tamamlamalı yanlış varsa do […]
  • Küresel ekonomik kriz ortamında stratejik iletişim planı hazırlamanın 6 altın kuralı
    Küresel ekonomik kriz ve krizle ilgili ardı ardına gelen haberler, herkesi ve bütün işletmeleri tedirgin etmeyi hatta paniğe sürüklemeyi başardı. Oysa biliyoruz ki bu dönemi en az hasarla atlatmanın ilk kuralı soğukkanlı davranmak. Planlama, kriz ve resesyon gibi olağandışı durumlarda önemi bir kez daha artan yönetim fonksiyonudur. Şimdi kararlar almak ve bu […]
  • Planlama yapmak ya da körebe oynamak
    Gözleriniz kapalı hedefinizi yakalayabilir misiniz? Planlama yapmadan hareket etmek, gözler kapalı hedefe koşmakla gibidir. Körebe oynamak çok eğlencelidir elbette fakat iş dünyasında bu oyun size büyük kayıplar getirebilir. Bu kayıpların olmaması için planlamaya önem vermeli yani gözlerimizi açık tutmalıyız. Önlenebilir risklere girmenin anlamı var mı? Bu k […]