<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Kimleri tanıyorsunuz? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.prbu.com/pr-yorum/%e2%80%9ckimleri-taniyorsunuz%e2%80%9d/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.prbu.com/pr-yorum/%e2%80%9ckimleri-taniyorsunuz%e2%80%9d/</link>
	<description>"Halkla ilişkiler"e dair her şey</description>
	<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 16:00:12 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.1</generator>
		<item>
		<title>özge öner tarafından</title>
		<link>http://www.prbu.com/pr-yorum/%e2%80%9ckimleri-taniyorsunuz%e2%80%9d/#comment-86</link>
		<dc:creator>özge öner</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2008 14:19:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.prbu.com/pr-yorum/%e2%80%9ckimleri-taniyorsunuz%e2%80%9d/#comment-86</guid>
		<description>Tüm sorun halkla ilişkiler sektörünün-bırakın müşteriyi-  pr uzmanları tarafından doğru tanımlanmamasından kaynaklanıyor. 

 Pr denince akla gelen tek şey  basında haber çıkarmak olduğu için! ( bu konuya  ayrıca değineceğim bir ara) , basın ilişkileri de çok önemli. Üstelik bunun yöntemi de çok belli.Basında iyi yer almanın yolu köşe yazarını, gazeteciyi yemeğe  çıkarmak, mesajı olmayan basın gezilerinde ağırlamak, anlamı bağdaşmayan hediyelere boğmaktan, gazeteci ile birlikte davetlerde boy göstermekten geçiyor. 

Bilinçli bir iletişimcinin bile , stratejilerinin sunulduğu o uzun toplantılarda gözünün feri kaçan müşteriyi canlandırmak için "bu proje ile medyada şu kadar coverage vaadediyoruz." cümlesini kurması an meselesi oluyor. 
Rekabet ortamına dayanmak da zor elbet.  Bu cazip vaadi vermese diğer pr firması verecek. Müşterinin de kime gideceği belli. 

Ama uzun vaadede zarar etik olana da olmayana da dokunuyor. Müşteri pr şirketlerine sadece basında yer aldığı sürece başarı notu veriyor. İşin stretajisini ise kimse sorgulamıyor. 

bizim görevimiz basında haber çıkarmak değil.  Basında doğru algıyı sağlayacak, haber olması istenen konunun özünü doğru aktaracak şekilde fikir, strateji üretmek, uygulamak. söylenildiği gibi iş iyi ise zaten basında yer almalı. şu haliyle bu iş böyle işlemiyor ama hem basın hem müşteri hem pr firmasına bu yönde çok iş düşüyor. Öncelikle halkla ilişkilercilere!

Saygılarımla,
Özge Öner</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm sorun halkla ilişkiler sektörünün-bırakın müşteriyi-  pr uzmanları tarafından doğru tanımlanmamasından kaynaklanıyor. </p>
<p> Pr denince akla gelen tek şey  basında haber çıkarmak olduğu için! ( bu konuya  ayrıca değineceğim bir ara) , basın ilişkileri de çok önemli. Üstelik bunun yöntemi de çok belli.Basında iyi yer almanın yolu köşe yazarını, gazeteciyi yemeğe  çıkarmak, mesajı olmayan basın gezilerinde ağırlamak, anlamı bağdaşmayan hediyelere boğmaktan, gazeteci ile birlikte davetlerde boy göstermekten geçiyor. </p>
<p>Bilinçli bir iletişimcinin bile , stratejilerinin sunulduğu o uzun toplantılarda gözünün feri kaçan müşteriyi canlandırmak için &#8220;bu proje ile medyada şu kadar coverage vaadediyoruz.&#8221; cümlesini kurması an meselesi oluyor.<br />
Rekabet ortamına dayanmak da zor elbet.  Bu cazip vaadi vermese diğer pr firması verecek. Müşterinin de kime gideceği belli. </p>
<p>Ama uzun vaadede zarar etik olana da olmayana da dokunuyor. Müşteri pr şirketlerine sadece basında yer aldığı sürece başarı notu veriyor. İşin stretajisini ise kimse sorgulamıyor. </p>
<p>bizim görevimiz basında haber çıkarmak değil.  Basında doğru algıyı sağlayacak, haber olması istenen konunun özünü doğru aktaracak şekilde fikir, strateji üretmek, uygulamak. söylenildiği gibi iş iyi ise zaten basında yer almalı. şu haliyle bu iş böyle işlemiyor ama hem basın hem müşteri hem pr firmasına bu yönde çok iş düşüyor. Öncelikle halkla ilişkilercilere!</p>
<p>Saygılarımla,<br />
Özge Öner</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>duygu tarafından</title>
		<link>http://www.prbu.com/pr-yorum/%e2%80%9ckimleri-taniyorsunuz%e2%80%9d/#comment-85</link>
		<dc:creator>duygu</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Jun 2008 16:48:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.prbu.com/pr-yorum/%e2%80%9ckimleri-taniyorsunuz%e2%80%9d/#comment-85</guid>
		<description>Sayın Ergönül'e katılmamak elde değil.

Ama öyle bir dönemde yaşıyoruz ki her alanda olduğu gibi bizim mesleğimizde de artık "her yol mübah" anlayışı almış başını gidiyor..

"PR'ci" olmayı, ki bu deyim bile rahatsız edici,  gazetecilerle sıkı fıkı olmak olarak düşünen anlayış giderek meslek etiğini ele geçiriyor.

Mesleği bu noktaya getiren anlayış maalesef sektörün kendi içinde de hakim.

Etik duruşumuzu ve değerlerimizi gözden geçirip, gerçek anlamda öz eleştiriyi  belki de önce kendimize yöneltmemiz gerekiyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Ergönül&#8217;e katılmamak elde değil.</p>
<p>Ama öyle bir dönemde yaşıyoruz ki her alanda olduğu gibi bizim mesleğimizde de artık &#8220;her yol mübah&#8221; anlayışı almış başını gidiyor..</p>
<p>&#8220;PR&#8217;ci&#8221; olmayı, ki bu deyim bile rahatsız edici,  gazetecilerle sıkı fıkı olmak olarak düşünen anlayış giderek meslek etiğini ele geçiriyor.</p>
<p>Mesleği bu noktaya getiren anlayış maalesef sektörün kendi içinde de hakim.</p>
<p>Etik duruşumuzu ve değerlerimizi gözden geçirip, gerçek anlamda öz eleştiriyi  belki de önce kendimize yöneltmemiz gerekiyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Nurgül Acar Sayhan tarafından</title>
		<link>http://www.prbu.com/pr-yorum/%e2%80%9ckimleri-taniyorsunuz%e2%80%9d/#comment-84</link>
		<dc:creator>Nurgül Acar Sayhan</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 May 2008 11:50:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.prbu.com/pr-yorum/%e2%80%9ckimleri-taniyorsunuz%e2%80%9d/#comment-84</guid>
		<description>Sayın Ergönül,
Çok doğru bir açılım yapmışsınız, sizinle kesinlikle aynı fikri paylaşıyorum. 

Ama bunu soranlar yalnızca müşteriler mi? Ya da bu sadece onların bilgisizliğinden mi kaynaklanıyor diye dönüp bir de kendimize bakalım sektör olarak. 

Bu sektörde yaptığım iş görüşmelerinde ilk sorulan sorulardan birisidir: Kimleri tanıyorsunuz? Daha da ötesi potansiyel görüşmelerde bu vurgulanmaz mı çoğu PR patronu tarafından. Biz şunları şunları tanıyoruz, şunlarla aramız çok iyi. Bu kendi kazdığın kuyuya düşmektir bir bakıma... 
Keşke herkes sizin gibi yaklaşabilse bu konuya... 

Yaptığım işi temel bir iş disiplini olarak görüyorum ve patronlarıma, müşterilerime, gazetecilere, öğrencilerime ve çalışma ekibime bunu her zaman vurguluyorum. Meleğimize biz saygı duymazsak kimse duymaz...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Ergönül,<br />
Çok doğru bir açılım yapmışsınız, sizinle kesinlikle aynı fikri paylaşıyorum. </p>
<p>Ama bunu soranlar yalnızca müşteriler mi? Ya da bu sadece onların bilgisizliğinden mi kaynaklanıyor diye dönüp bir de kendimize bakalım sektör olarak. </p>
<p>Bu sektörde yaptığım iş görüşmelerinde ilk sorulan sorulardan birisidir: Kimleri tanıyorsunuz? Daha da ötesi potansiyel görüşmelerde bu vurgulanmaz mı çoğu PR patronu tarafından. Biz şunları şunları tanıyoruz, şunlarla aramız çok iyi. Bu kendi kazdığın kuyuya düşmektir bir bakıma&#8230;<br />
Keşke herkes sizin gibi yaklaşabilse bu konuya&#8230; </p>
<p>Yaptığım işi temel bir iş disiplini olarak görüyorum ve patronlarıma, müşterilerime, gazetecilere, öğrencilerime ve çalışma ekibime bunu her zaman vurguluyorum. Meleğimize biz saygı duymazsak kimse duymaz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
