ERA Research & Consultancy ve SOYAK Holding 62. ESOMAR Kongresinde Sosyal Sorumluluk Konusunda Tebliğ Sundu
ERA Research & Consultancy ortaklarından Elvan Oktar ve SOYAK Holding Kurumsal İletişim Koordinatörü Fatma Çelenk’in birlikte hazırladıkları tebliğ ESOMAR’ın 62. yıllık kongresinde sunulmaya hak kazandı. Çelenk ve Oktar ile kongreyi ve gerçekleştirdikleri projelerini konuştuk.
ESOMAR’ın araştırma sektöründeki önemi nedir?
EO: Araştırma camiasındaki en büyük ölçekli organizasyon niteliğinde olan ESOMAR (Dünya Araştırmacılar Birliği), sektörün tüm kalite standartları ve kurallarının ana belirleyicisi konumunda. Tüm dünyadan hem araştırma sağlayıcıların hem de araştırma verenlerin kişi ya da kurum düzeyinde üye olabildiği bu organizasyon, her yıl Eylül ayında araştırma alanında en geniş katılımlı yıllık kongreyi düzenliyor ve bu kongrede o yıl için belirlenen ana temaya yönelik sunulmaya değer görülen tebliğler kongrede sunuluyor.
Bu yılki kongrenin teması neydi?
EO: Kongrenin bu seneki teması “Leading the Way: Ethically, Responsibly, Creatively” idi. İsviçre’nin Montrö kentinde yapılan kongrede, karar almaya giden yolda araştırmanın, etik, sorumlu ve yaratıcı anlamda ne gibi katkıları olabileceğine ilişkin fikirler, deneyimler ve rehberler tartışıldı.
Sizin tebliğinizin konusu neydi?
FÇ: “Today is Actually Tomorrow” (Bugün Aslında Yarın) adını taşıyan tebliğimiz, araştırmanın SOYAK’ın kurumsal itibar ve sosyal sorumluluk faaliyetlerine, özel olarak da “Geleceğe Bir Damla Sakla” projesine katma değerini ve Soyak’ın projesi kapsamında yürütülen faaliyetlerin etkinliğini ele aldı. Sunumumuzu kongrenin CSR and Ethics: The Examples (Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve Etik: Örnekler) başlıklı oturumunda gerçekleştirdik.
Türkiye’den başka sunum oldu mu?
EO: Hayır, tebliğimiz Türkiye’den bu sene kabul edilen tek, 2002 yılından bu yana da dördüncü tebliğ olma özelliğini taşıyor. Bu da bizim için son derece gurur verici bir durum elbette.
“Geleceğe Bir Damla Sakla” projesinden bahseder misiniz?
FÇ: 2007 yılında başlatılan “Geleceğe Bir Damla Sakla” projesi, küresel ısınmanın önüne geçmek için en önemli alan olan su tasarrufu konusunda geniş bir çerçeveye sahip. Projenin amacı genç nesillerin su tasarrufu bilincini yaygınlaştıran elçiler olarak yetişmesine katkıda bulunmak ve okullardan başlayarak geniş kitleleri su tasarrufuna teşvik etmek. Su tüketim kanallarının tasarruf sağlayıcı sensörlü malzemelerle yenilenmesini ve bilinçlendirme faaliyetlerini kapsayan proje, Çiğli Rotary Kulübü işbirliği ile 2007’de İzmir’de, Bostancı ve Karaköy Rotary Kulüpleri işbirliğiyle 2008 yılında İstanbul’da toplam 33 okulda uygulandı. Bugüne kadar 33 okulda; toplam %55 oranında, 1770 ton su tasarrufuna katkıda bulunuldu. 30.000 adam/saat çaba harcanılan, 233 kişinin destek verdiği ve 7500 malzemenin değiştirildiği projeyle bugüne kadar 102.000 kişiye ulaşıldı. Ölçümleme çalışmalarına düzenli aralıklarla devam ediliyor.
Proje kapsamında gerçekleştirilen araştırmalardan bahseder misiniz?
EO: SOYAK 2003’ten beri müşteri memnuniyeti araştırmaları yapıyor. Diğer yandan ise kurum itibarını düzenli olarak ölçüyor. Bu kapsamda en son kurumsal itibar araştırmasını 2008’de 11 farklı sosyal paydaş üzerinde yaptık. Bu araştırmanın içinde öncekilerden farklı olarak tümüyle bağımsız bir sosyal sorumluluk modülü de vardı. Bu sayede yapılan KSS projelerinin etkisini de ölçmeye başladık. Daha sonra 2009 yılında sadece “Geleceğe Bir Damla Sakla” projesinin müşteriler gözünde nasıl bir değişiklik yarattığını ölçtük.
FÇ: Bunlara ek olarak Soyak içinde de yine KSS üzerine bir araştırma yaptık ve çalışanların bu konudaki algılamasının ve desteğinin boyutunu tespit ettik. Çünkü sosyal sorumluluk projelerinde çalışanların desteği alınmadığında uzun ömürlü ve sürekli bir proje uygulaması gerçekleşemiyor. Bir başka deyişle hem içeride hem dışarıda algılamaları ölçtük.
Araştırmalarınızda Soyak’ın yürüttüğü KSS projesinin kurumsal itibara etkisini nasıl ölçtünüz?
EO: Sosyal sorumluluk bir kurumun itibarını etkileyen boyutlardan sadece bir tanesi. Soyak bu alanda uzun yıllardır çalıştığı için bu konunun Soyak’ın itibarı üzerinde etkisi yüksek. Son araştırmamızda gördük ki, toplumsal sorumluğun yanında özellikle çevre konusunda çalışmaları Soyak’ın itibarının artmasında etkili olmuş. Projenin etkileri operasyonel sonuçlarıyla olduğu kadar sosyal boyutlarıyla da dikkat çekiyor. Projeyle gerçekleştirilen su tasarrufunun yanı sıra, geniş bir bilinçlendirme kampanyası da yürütülmüş. Ölçümleme ve araştırma, kurumların sosyal sorumluluk çalışmalarının geliştirilmesi ve yeniden yapılanmasını sağlayarak, projenin olumlu gelişimine ve dolayısıyla kurumsal itibara katkı sağlıyor. Araştırma verileri Soyak’ın, sosyal sorumluluğunun farkında olan kurumsal bir vatandaş olarak yükümlülüklerini yerine getirdiğini işaret ediyor.







“Bu gün aslında yarın” için 0 Yorum yapılmış.