CPM(Cost Per Thousand-her 1000 kişi başına maliyet), hedef kitlemizden 1.000 kişiye erişim sağlamak için katlandığımız bedeli ifade eder. Ya da başka bir değişle Hedef kitlemizden 1.000 kişiye erişim sağlamanın maliyetidir.
CPM Günümüzde pazarlamacılar için reklam, sponsorluk ve etkinlik projelerini değerlendirirken kullandıkları en önemli kriterdir.
Peki bir pazarlama bileşeni olarak halkla ilişkiler söz konusu olduğunda neden CPM’i kullanmayalım?
Hemen belirtelim ki CPM’in hesaplanabilmesi için hedef kitle erişiminin ölçümlenmesi gerekir.
Yani Hedef kitle erişimini bilmiyorsak CPM’i kullanamayız. Medya ilişkileri sözkonusu olduğunda da durum değişmez. Medya ilişkilerinde Hedef kitle erişimi bilimsel kriterler çerçevesinde gerçekleştirilen, büyük örnek sayılarına dayanan saha çalışmaları ile belirlenebilir. Bunun dışında hiçbir varsayımdan yola çıkarak CPM hesaplanamaz
CPM BİZE NE SAĞLAR?
Birbirinden bağımsız etkinlikler arasında kıyas yapabilme olanağı sağlar. Halkla ilişkiler faaliyetlerimizi birim maliyet kriteri ile değerlendirebilmemize olanak verir. Mütevazi PR bütçelerini gözünde büyüten firma sahiplerine yapılan işin ne kadar verimli olduğunu anlatabilmenizi sağlar.








PR arama motoru
TUHİD
İDA
Halkla ilişkilerde CPM matematiksel olarak doğru “mantık” olarak yanlıştır!
“mantık” olarak yanlışlık, ölçümleme kriteri olarak CPM’i görmekte yatar. CPM bize sadece maliyet kriteri sunar. PR sözkonusu olduğunda ölçü birimi hedef kitle erişimi, ölçümleme kriteri hedef kitle algısıdır. Ancak CPM’in farklı iletişim projeler ve bambaşka mecralara yönelen etkinlikler için finansal bir kıyas olanağı sunması, halkla ilişkiler için kaçırılmayacak bir fırsattır.
Halkla ilişkilerde CPM matematiksel olarak doğru “mantık dahilinde kullanmamak” yanlıştır!