cem için Yazar Arşivi

Konkurdan konkura koşarken…

Bu aralar sanırım bütün iletişim sektörü o konkurdan bu konkura koşturuyor; öte taraftan iki tane de önemli haber meslek gündemine düştü. Birincisi geçen haftanın başında 75 ekonomi muhabirinin bildirisi, diğeri sektörün öncü şirketlerinden Global Tanıtım’ın Yunanistan’lı bir şirketle birleşmesi …
Bence bu üç olgu genel olarak iletişim, özel olarak da basın ve halkla ilişkiler sektörünün, 2008 […]

Hayatımız uygulanmayacak iletişim planları hazırlamakla geçiyor!

Yılın sonuna geldik, şimdi eminim, bir çok iletişim danışmanlığı şirketinde harıl harıl, yıllık stratejik iletişim planları hazırlanıyordur; Ocak ayının sonuna kadar da bu böyle sürer.
İtiraz edenler olacaktır ama bunca yıllık tecrübelerimin ışığında, şunu biliyorum: Bu planların önemli bir kısmı, şirketlerin kurumsal iletişim veya pazarlama departmanlarının tozlu raflarında kalmaya mahkum olacak, buna karşın ajanslar müşterileri ile […]

İnternette e-dostunuz bol olsun!

Internet ve kriz iletişimi konulu yazılarımın bu sonuncusunda, ne yapmalı sorusunun cevabını vermeye çalışacağım.
Internet bir yandan kriz tetikleyicisi veya belli kurumsal insiyatiflere toplu muhalif tepkinin taşıyıcısı olurken, diğer yandan da doğru kullanıldığı takdirde aslında kurumların krizleri yönetmeleri için çok değerli bir silahtır.
Doğru kullanım burada öncelikle altı çizilmesi gereken olgu. Bu doğru kullanımın temelini ise, kurumun […]

Kurumsal iletişimin yeni dili ve Facebook

Sayın Serhat Ayan geçen yazıma ilişkin, bizim IDA’nın e-grubuna gönderdiği yorumunda şunları söylüyor:
“Şu anda İnternet’te yaşanan sorunla Türkiye’nin güneydoğusunda yaşanan sorunun birbirinden hiçbir farkı yok:
1. İkisinin yaşadığı sorunlar da konuyla alakalı kitlenin eğitimsizliğinden kaynaklanıyor
2. İkisi de zamanında hor görüldü
3. İkisi de ne zaman konuları açılsa herkes tarafından canımız cicimiz diye göklere çıkarılıyor ama iş yapmaya […]

Bir musimet bin nasihatten yeğdir!

İnternet üzerinden şirketlere yönelik gündeme gelen asılsız iddialar, bana nedense bu atasözünü çağrıştırıyor son zamanlarda. Malum geçen haftanın iletişim cephesinden önemli bir konusu LcWaikiki’nin başına gelenlerdi.
Aslında bu ne ilk, ne son olacak. İnternet kurumlar ve markalar açısından hem bir “cennet”, aynı zamanda da bir iki “forward” tuşu ile bir cehenneme dönüşebilecek kadar kırılgan bir iletişim […]

Oyunun yeni adı:”stratejik muğlak iletişim”

Şu aralar, Türkiye ve olası sınır ötesi müdahalesi ile ilgili gazeteleri okuyan, TV’lerde yayınlanan resmi açıklamaları izleyen ve bunları kendince anlamlandırmaya çalışanların başı dönüyor olmalı. Kime inanmalı, neye inanmalı ?
PKK’lıları teslim edebiliriz diyen Talabani, aynı gün içerisinde “bir tek Kürt kedisini bile teslim etmeyiz” diyor. Başbakan Erdoğan ABD Dışişleri Bakanı Rice ile yaptığı görüşmeye istinaden, […]

Reklam, PR ve Samimiyet

Önce bir itirafta bulunmak istiyorum. Bir iletişimci olmama rağmen, artık ne çok fazla televizyon reklamlarını izliyorum, ne de yazılı basında değişik ebatlarda çıkan ilanlara çok yakından göz atıyorum; bu PR’cının bildik reklamcılık antipatisi de değil; aynı şey büyük ölçüde ekonomi sayfalarını süsleyen pazarlama ve kurumsal iş haberleri için de geçerli.
Kuşkusuz bunda, bir miktar mesleki deformasyon […]

Türkiye’nin Algılama Haritası

Türk insanının algılama tarzı nedir; bir başka deyişle Türk düşünce coğrafyasını nasıl tanımlamak lazım ?  
Böyle bir konuda, genelleme yapmanın taşıdığı riskler ortada; ama ben yine de, doğru sorulardan yola çıkarak, Türk insanının düşünce ve davranış modlarına yönelik bazı ipuçları bulunabileceğini düşünüyorum.
Peki bu bağlamda, Prof. Nisbett’in, iki farklı uç olarak tanımladığı, bir tarafta kökü Yunan felsefesine […]

İnsanlar üzerlerine istediğimizi yazabileceğimiz kara tahtalar değillerdir

Her mesleğin kendine göre deformasyonları vardır. İletişimcilerin en temel mesleki deformasyonu, hedef kitle olarak tanımladıkları insanları, üzerlerine istedikleri mesajları yazabilecekleri birer kara tahta sanmak zannına kapılmalarıdır.
Kuşkusuz, bu insanlar ne düşünür, nelerden hoşlanır diye araştırmaları, pre-testleri, post-testleri vardır. Ama yine de bu bile, iletişimcinin veya müşterinin kendi değerlerinin, kurumsal varoluşunun veya marka vaadinin arkasındaki temel motivasyonun […]

Krizi iyi yönetmek, kötü yönetmek?

Malum hareketli günlerin moda kavramı bu, köşe yazarlarından başlayarak, okumuş yazmış herkese sıçrayan bir tartışma: Kim krizi iyi yönetti, kim kötü yönetti.?      
Herkese meşrebine göre bir kolaylık sağladığı kesin olan bir kavramsallaştırma bu. En çok da, kısmen liberal, siyasal toplumsal kutuplaşma içerisinde hafif “takiyyeci” durumda bulunanlar tarafından kullanılıyor.
 
Genelde söylenmek istenen AKP’nin krizi kötü yönettiği, yeterince uzlaşmacı […]

Türkiye PR sektörü, rüştünü ne zaman ispat edecek ?

En başından belirteyim; amacım sektör içi bir  “maraza” çıkartmak değil; kimseyi eleştirecek değilim, yapmak istediğim daha çok sektör olarak bulunduğumuz durumun olabildiğince nesnel bir resmini çekmek ve ardından kendimce bazı sorular ve öneriler getirmek. Tabii beni eleştirmek isteyenler için atış serbest!
Bu satırları yazmadan bir iki gün önce İDA Başkanı Necla Zarakol’un talebi üzerine yurtdışı bir meslek […]




Son yorumlar

  • Facebook'da PR bu

  • Sektörel Dernekler

  • Sektörel Siteler

  • Sektörel Yayınlar

  •  

    Temmuz 2008
    Cts Paz Pts Sal Çar Per Cum
    « Haziran    
     1234
    567891011
    12131415161718
    19202122232425
    262728293031