Fügen Toksü ile deklerasyon üzerine

27 Temmuz’da, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile bir deklarasyon imzalayarak ,halkla ilişkiler camiası için çok önemli bir adıma imza atan Türkiye Halkla İlişkiler Derneği Başkanı Fügen Toksü ile bu gelişmenin umut verici heyecanıyla bir röportaj yaptık. Son zamanlarda yaşanan gelişmelerden duyduğu memnuniyet gözlerinden okunan Fügen Hanım, hemen deklarasyonla ilgili hazırladığı materyalleri veriyor bize. Biz de İletişim camiasında bilmeyeni yoktur diyoruz; ama yine de TÜHİD’in tarihçesi, kuruluş amacı, hedefleri ile başlıyoruz sohbetimize.

Okumaya devam et ‘Fügen Toksü ile deklerasyon üzerine’

İletişim Beklentileri Farklılaşan Kurum İçi Hedef Gruplardan Biri, Y Jenerasyonu

Hedef kitle ile etkin iletişimin sağlanması, kuruluşlar için kritik başarı faktörlerinden biridir. Kurumsal iletişimin müşteriler, kamu ve diğer tüm paydaşlarla ilişki ve dış dünya ile kurum arasında sağlıklı bilgi alışverişi sağlayan fonksiyonlarının en önemlilerinden biri, bölüm ve çalışanlar arasında eşgüdüm, bilgi akışı, motivasyon, bütünleşme vb. sağlamak üzere yapılan iç iletişim çalışmalarıdır. Başarılı iç iletişim stratejileri ile sağlanan etkin örgütsel iletişim ortamının iş hedeflerinin benimsenmesini sağladığı, iş tatminini, üretkenliği, işe yönelik motivasyonu, uyum, birlik, aidiyet ve güveni artırdığı, kurum kültürünün paylaşılmasını kolaylaştırdığı, kriz dönemlerinin daha kolay atlatıldığı araştırmalarda yer almaktadır.

Okumaya devam et ‘İletişim Beklentileri Farklılaşan Kurum İçi Hedef Gruplardan Biri, Y Jenerasyonu’

Halkla İlişkiler Tanımı

Halkla İlişkiler Tanımı Vedea’da ki eğitimimin ilk günü “Halkla ilişkiler nedir?” sorusu ile başladı. Neydi “Halkla İlişkiler” parça parça bir sürü kelimeler uçuşmaya başladı beynimde. Kurum, halk, hedef kitle, sosyal paydaşlar, algı, ikna, yönetim vs vs…

4 yıl boyunca eğitimini almış olmak yetmemişti net bir tanım yapmaya. Sil baştan başlayıp bu güne kadar kimler ne tanımlar yapmış bir göz atmak daha yararlı olacak diye düşündüm. Araştırdıkça gördüm ki neredeyse herkesin bir tanımı var ve tanım yapma konusunda herkesin kafası oldukça karışık.

Okumaya devam et ‘Halkla İlişkiler Tanımı’

Bu gün aslında yarın

Esomar_sunumERA Research & Consultancy ve SOYAK Holding 62. ESOMAR Kongresinde Sosyal Sorumluluk Konusunda Tebliğ Sundu

ERA Research & Consultancy ortaklarından Elvan Oktar ve SOYAK Holding Kurumsal İletişim Koordinatörü Fatma Çelenk’in birlikte hazırladıkları tebliğ ESOMAR’ın 62. yıllık kongresinde sunulmaya hak kazandı. Çelenk ve Oktar ile kongreyi ve gerçekleştirdikleri projelerini konuştuk.

ESOMAR’ın araştırma sektöründeki önemi nedir?
EO: Araştırma camiasındaki en büyük ölçekli organizasyon niteliğinde olan ESOMAR (Dünya Araştırmacılar Birliği), sektörün tüm kalite standartları ve kurallarının ana belirleyicisi konumunda. Tüm dünyadan hem araştırma sağlayıcıların hem de araştırma verenlerin kişi ya da kurum düzeyinde üye olabildiği bu organizasyon, her yıl Eylül ayında araştırma alanında en geniş katılımlı yıllık kongreyi düzenliyor ve bu kongrede o yıl için belirlenen ana temaya yönelik sunulmaya değer görülen tebliğler kongrede sunuluyor.

Okumaya devam et ‘Bu gün aslında yarın’

İki İnternet ve Yeni PR

yeniPRHalkla ilişkiler hedeflerine ulaşmak için birçok yöntem kullanıldığını biliriz. Bu yöntemlerin en öne çıkanı medya ilişkileri olmuştur. O kadar ki bırakın toplumun genelini, iletişim sektörü ile ilgili kişilerin bile yanlış olarak bu iki kavramı (halkla ilişkiler ve medya ilişkileri) eş anlamlı kullandıklarına şahit oluruz. En kötüsü de iletişim sektörünün dergileri Marketing Türkiye ve MediaCat bile zaman zaman aynı hataya düşmesidir.
Medya iletişimi teknolojik gelişmelerden etkilenmektedir. Teknolojik gelişmeler iletişim araçlarını çeşitlendirmekte, İnternet iletişim araçlarına yeni olanaklar sunmaktadır. Artık gazeteler ve dergiler İnternet üzerinden yayın yapmakta, hatta radyolar ve TV’ler de İnternet üzerinden yayın yapmaktadır. Üstelik İnternet yayıncılık maliyetlerini çok büyük ölçüde düşürdüğü için, klasik yöntemlerle yayınlanamayan dergi ve gazete projelerinin devreye girmesine olanak sağlamıştır. İnternet gazetelerinin yanı sıra İnternet haber sitelerinin oluşumuna olanak vermiştir. Yaşanan bu hızlı değişimin halkla ilişkilerin etkili yöntemlerinden biri olan medya ilişkilerinde köklü değişimlere neden olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Okumaya devam et ‘İki İnternet ve Yeni PR’

Gazetecileri kim yönetiyor?

PR’cılar mı? Gazetelerin reklam servislerinde çalışanlar mı? Gazeteciler mi?

kontrol2Iletisim danışmanlık sirketlerinin ya da -daha yaygın kullanımıyla- halkla ilişkiler sirketlerinin sayısı arttıkça yanlış bir kanı da yaygınlaşıyor. Hizmet alan sirketlerdeki yöneticiler de, ilgili birimlerde çalışanlar da nedense kendilerine hizmet veren sirketlerin ve çalışanlarının gazeteciler üzerinde büyük bir etkisi olduğuna ve onlar aracılığıyla mecrada istedikleri gibi yer bulabileceklerine inanıyorlar.

Bu şirketlerin patronları  da mecralara kendi bütçelerine oranla “iyi” bir pay ayırdığıklarını düşündükleri için olsa gerek,  yayın yeri satın aldıkları kurumların mecralarında kurumlarıyla, hizmetleriyle, ürünleriyle ilgili en ufak bir bilginin bile gazetelerde“bir bakanın istifası”; “devalüasyon”, “cok önemli bir uluslararası toplantı”, “bir yabancı bakan ziyareti” imişcesine en az çeyrek sayfalık; televizyondaysa en az 1 dakikalık yer hak ettiğini düşünüyorlar.

Okumaya devam et ‘Gazetecileri kim yönetiyor?’

Zaman Yaydan Fırlamış Ok mu?

Zaman yaydan fırlamış bir ok mu yoksa daldan dala atlayan bir maymun mu?

saat Zaman dediğimiz olgu ne kadar doğrusal? Kronoloji bilminin uğraşıp sırayla düzenlediği kadar düz bir çizgi üzerinde mi gidiyor? Zamanın doğrusallığını sorguladığımızda eskilerin “Tarih tekerrürden ibarettir” sözünü hatırlıyoruz. Bu sözde tarihte yaşananlar hep tekrar eder; nesiller geçer hep aynı hatalar yapılır- mı denmek isteniyor yoksa zamandaki gidiş gelişler mi anlatılıyor? “Dejavu” diyebilirsiniz buna, “ben bunu daha önce yaşamıştım” hissi… Ne dersek diyelim zaman kavramı internetin gelmesiyle iletişimcilerce tekrar tekrar sorgulanmaya mahkum.

Kuruluş olarak ister kamu kuruluşu olun, ister özel sektör ya da sivil toplum örgütü fark etmez, mesajlarınızı çeşitli kanallardan hedeflediğiniz-hedeflemediğiniz kitlelere gönderiyorsunuz, kampanyanız, kriziniz, sorun çözümünüz her neyse süreciniz sona ermiş gibi geliyor. Ohh, rahatladım deyip “sıradaki” konuya geçiyorsunuz sağlık ocağı doktoru edasıyla… İşlerin böyle kalmayacağını hepimiz biliyoruz. Aradan birkaç ay, birkaç yıl geçiyor ama bizim mesajlarımız, bizim için yazılmış olan haberler, tüketici yorumları, blog yazıları hala google sayfalarında sersemce gezinip duruyor.

Okumaya devam et ‘Zaman Yaydan Fırlamış Ok mu?’

Şirketlerin karbon ayak izi: Marka Değeri

karbonayakiziTürkiye’nin Kyoto Protokolü’ne taraf olmasını sağlayacak yasa tasarısı Meclis’ten 3 redde karşı 243 oyla kabul edildi. 252 milletvekilinin katıldığı oylama da altı vekil de çekimser oy kullandı. Çekimser oy kullanan vekillerin ortak açıklaması her ne kadar konunun iletişiminin iyi yapılmaması olsa da bu yazının konusunu hükümetin, Sanayi, Çevre ve Enerji Bakanlıkları’nın kamuoyunu ve dolayısıyla vekilleri önümüzdeki süreçlerde nelerin beklediği konusunda bilgilendirmemesi olmayacak. Tabi olması gereken ilgili tüm bakanlıkların sanayiye yön veren kuruluşları ve tüketicileri bir bilgilendirme platformunda bir araya getirmesi ve 2012’den sonraki süreçler hakkında iletişim sürecini tam ve kesintisi olarak başlatmasıdır. 
5 Şubat’ta kabul edilen yasayla,  dünyada 177 ülkenin taraf olduğu Kyoto protokolüne göre ulaşım, enerji, çöp depolama sistemleri aşamalı olarak değiştirmemiz gerekecek. Kyoto Protokolüne taraf olunması 2012 yılı sonuna kadar Türkiye’ye herhangi bir sera gazı azaltılması yükümlülüğü getirmemektedir. Ancak Türkiye küresel sorumluluklar çerçevesince iklim değişikliği ile mücadele konusunda önemli çalışmalar yapmak zorunda kalacaktır.

Okumaya devam et ‘Şirketlerin karbon ayak izi: Marka Değeri’

Grup 7 üzerine Cengiz Turhan’la söyleşi

Cengiz Turhan ile geçen ay İDA üzerine bir söyleşi yapmıştık, bu sefer konumuz Grup 7 İletişim Danışmanlığı oldu.

cengizturhanF. Paksoy : GRUP 7’nin diğer iletişim ajanslarından farkları nelerdir;  Şirketler, İletişim Ajansı olarak neden GRUP 7’yi tercih etmeli?
C. Turhan: Müşterilerimiz GRUP 7 ile çalıştıkları vakit iki önemli unsuru bir arada bulabiliyorlar. Bunlardan biri stratejik bakış açımızın diğeri ise bu stratejileri uygulama kapasitemizin çok güçlü ve yüksek olmasıdır. Bu, bizim dillendirdiğimiz bir şey değil müşterilerimizin bize söylediği bir gerçek.
İletişim disiplinleri içerisinde en uzun vadeli düşünen disiplin halkla ilişkilerdir. Halkla İlişkiler ancak dönemsel yapılar içerisinde süreklilik, kararlılık ile uygulandığı zaman sonuç verecek bir faaliyetdir. Halkla İlişkilerin bu yapısı stratejik düşünceyi önemli kılar.  Öte yandan, iletişim danışmanlığı fonksiyonu, bizi, biz müşterilerimize stratejiler önerirken geniş perspektifli bir iletişim penceresinden bakmaya da zorlar. Müşteri de aynı bakış açısını yakalamışsa, sizin ortaya koyduğunuz uzun vadeli stratejiyi başka iletişim disiplinlerine de uygulama anlayışı ile hareket eder. 

Okumaya devam et ‘Grup 7 üzerine Cengiz Turhan’la söyleşi’

Halkla ilişkiler alanında devrim!

prsmrfotoPRSMR (Public relations strategy and management report) Firmalara rekabet avantajı sağlıyor.
Halkla ilişkiler araştırmaları alanında uzmanlaşmış araştırma firması ERA Research & Consultancy ile Halkla ilişkiler alanında ölçümleme, planlama ve değerlendirme hizmeti veren Vedea Veri Değerlendirme ve Analiz şirketi birlikte yeni ve kapsamlı bir değerlendirme ve raporlama sistemi olan PRSMR’ı geliştirdiler.
PRSMR ile şirket yöneticileri artık iletişim stratejilerini oluştururken ihtiyaç duydukları her türlü bilgiye ulaşabilecekler.

PRSMR, kurumların itibarının düzeyini, markalarının hedef kitleler tarafından nasıl algılandığını, hedef kitlelerin medya yönelim ve alışkanlıklarını açıklarken stratejik iletişim planı için gerekli bilgileri raporluyor. Öte yandan PRSMR uygulanan iletişim planı ile kurum ve markaların paydaşlar üzerindeki algısını ve algının değişim sürecinin bilgisini kurumlara sunuyor.

Okumaya devam et ‘Halkla ilişkiler alanında devrim!’

Cengiz Turhan ile İDA üzerine

cengiz1Geçtiğimiz günlerde İletişim Danişmanlığı Şirketleri Derneğinin yeni dönem başkanlığını üstlenen, Grup7 İletişim Danışmanlığı Şirketi’nin de başkanı olan Cengiz Turhan ile İDA ve İDA’nın gündemi üzerine bir söyleşi yaptık.

F. Paksoy: Öncelikle yeni göreviniz için sizi tebrik etmek istiyoruz.
C.Turhan: Teşekkür ederim.
F. Paksoy : İDA’nın hedefi halkla ilişkiler sektörünü geliştirmek ve hizmet standartlarını yükseltmektir; Ancak üye sayısı iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar az olan bir mesleki sivil toplum kuruluşunun bu hedefi gerçekleştirmesi sizce ne kadar mümkün ? Sizin dışınızdaki diğer halkla ilişkiler kuruluşlarının standartları ne olacak, bu konuda ne yapılabilir?
C.Turhan: Dünyanın hiçbir yerinde tüm halkla ilişkiler şirketlerini belirli bir standarda oturtmak mümkün değil. Bu yalnız bizim sektör için geçerli değil. Diğer sektörlere bakıldığı vakit kimilerinin belli standartlara sahip olduğunu ve kimilerinin de olmadığını görürürz. Bu kaçınılmaz. Türkiye için baktığımızda bizim temel sorunumuz, sektörde yer alan şirketlerin gerçekten vaad ettiği hizmetleri verebilecek kapasiteye sahip olup olmadığıdır.

Okumaya devam et ‘Cengiz Turhan ile İDA üzerine’

2008 İletişim hizmetleri algılama araştırması sonuçlandı

anket1İDA ve TUHİD işbirliği ile ERA Research & Consultancy tarafından gerçekleştirilen araştırma ile sektörün durumu saptanmaya çalışıldı.
Araştırmada müşteri tarafında üst düzey yöneticiler ve iletişim yöneticileri, hizmet sunan tarafında iletişim şirketi yöneticileri ve çalışanları, medya mensupları ve bu yıl çalışma kapsamına aldığımız iletişim fakülteleri akademisyenlerinin görüşleri yer alıyor.

Araştırma sonuçlarına genel olarak baktığımızda, müşteri tarafında üst düzey yöneticiler ile iletişim yöneticileri arasında, iletişim şirketleri tarafında yöneticiler ile çalışanlar arasında ve genel olarak müşteri tarafı ile iletişim şirketleri arasında bazı algılama farklılıkları olduğunu görüyoruz.

Okumaya devam et ’2008 İletişim hizmetleri algılama araştırması sonuçlandı’




          

RSS PR notu | Halkla ilişkilerde ölçümleme

  • Barselona deklerasyonu ya da İlk uluslararası PR ölçümleme standartları
    Halkla ilişkilerde ölçümleme önemli bir problem teşkil etmekte. Hali hazırda kullanılan ölçümleme metotlarının özellikle reklam eşdeğerin doğru ve kaliteli sonuçlar vermesi konusunda sektörde ciddi görüş ayrılıkları söz konusu. Bu muallâklık sadece Türkiye’deki değil tüm dünyada ki araştırmacılar için geçerlidir. Cem İlhan bir makalesinde; “ kabul etmek gere […]
  • Halkla ilişkilerde ölçümleme süreci
    […]
  • Sponsor olduk, peki amacımıza ulaştık mı?
    Sponsorluklar en karmaşık süreçlere sahip iletişim faaliyetlerinin başında gelir. Bu süreç önce kapsamlı ve çok boyutlu araştırmalarla başlar.  Bu veriler ışığında sponsorluk alanı belirlenir ve süreç planlanır. Nihayetinde sponsorluk gerçekleştirilir. peki bu kadar mı? Elbette hayır! Belki de her şey yeni başlıyor Sıra geldi son aşama olan ya da bir sonraki […]
  • KSS projelerinin ölçümlenmesi
    Ölçümleme halkla ilişkilerin belki de en çok tartışılan aşamalarından biri olmuştur. Bu durum Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projeleri için de değişmemekte. Kimi yazarlar KSS projelerinin etkinliğinin ölçümlenmesinin zor olduğunu söylemektedir (Miller, Ahrens, vg). Bu görüşe sahip yazarlar çoğunlukla KSS projeleri ile işletmelerin kârlılığı arasında doğrud […]
  • İnternette yer alan haberlerimizin hedef kitlemiz üzerindeki etkilerini ölçümleyebilir miyiz?
    İnternet üzerinde yer alan haberlerimizi elbette ki ölçümleyebiliriz. Unutmayalım ki ölçümlenemeyen hiçbir durumda faydadan söz edilemez. İnternet üzerinde yayınlanmış olan haberlerin ölçümlenmesinde de klasik mecralarda olduğu gibi kalitatif ve kantitatif olmak üzere iki kriter mevcuttur. Kalitatif kriterimiz haberlerin hedef kitlemizde kurumumuzun ya da ma […]

RSS PR Planlama

  • Halkla ilişkilerde başarının sırları!
    Halkla ilişkilerHalkla ilişkilerde Başarıya koşarken nelere ihtiyacınız var? Elbette halkla ilişkilerde başarının ön koşulu, halkla ilişkilerin bütün aşamalarında titiz davranmak ve gerekleri yerine getirmektir. Halkla ilişkilerde başarıya koşarken ihtiyacını olan bilgileri özetle size hatırlatmayı amaçlayan kısa bir sunum hazırladık. Umarım işinize yarar. […]
  • Zorlu ama fırsatlarla dolu bir ekonomik ortamda PR uzmanlarına öğütler
    Etkisi artarak devam eden küresel ekonomik kriz, yerel boyutta da finansman ve kredi sıkıntısını beraberinde getirdi. Ekonomideki daralma, müşterinin bütçesinde, pazarlama iletişimi kaleminde kısıntılara gitmesine yol açarken birçok proje de daha başlamadan bitti. Peki, yaşanan bu kriz süreci kurum ve sektör adına, yetişmiş elemanların sektöre kazandırılması […]
  • Etkinlik planlamasının saçayağı
    Etkinlik planlamak için yola çıktığımızda bizi başarıya taşıyacak üç temel unsuru inceleyelim. Kurumun; misyonunun, vizyonunun, ilkelerinin ve hedeflerinin belirlenmesi Etkinlik planlamanın ilk şartı, kurumun, misyonunu, vizyonunu, ilkelerini, amaçlarını ve hedeflerinin belirlenmiş olup olmadığını kontrol etmektir. Bir eksik varsa tamamlamalı yanlış varsa do […]
  • Küresel ekonomik kriz ortamında stratejik iletişim planı hazırlamanın 6 altın kuralı
    Küresel ekonomik kriz ve krizle ilgili ardı ardına gelen haberler, herkesi ve bütün işletmeleri tedirgin etmeyi hatta paniğe sürüklemeyi başardı. Oysa biliyoruz ki bu dönemi en az hasarla atlatmanın ilk kuralı soğukkanlı davranmak. Planlama, kriz ve resesyon gibi olağandışı durumlarda önemi bir kez daha artan yönetim fonksiyonudur. Şimdi kararlar almak ve bu […]
  • Planlama yapmak ya da körebe oynamak
    Gözleriniz kapalı hedefinizi yakalayabilir misiniz? Planlama yapmadan hareket etmek, gözler kapalı hedefe koşmakla gibidir. Körebe oynamak çok eğlencelidir elbette fakat iş dünyasında bu oyun size büyük kayıplar getirebilir. Bu kayıpların olmaması için planlamaya önem vermeli yani gözlerimizi açık tutmalıyız. Önlenebilir risklere girmenin anlamı var mı? Bu k […]